21 Ekim 2017 Cumartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Türkiye ve Türk insanı…
Türkiye ve Türk insanı…

Sevgili okurlar,
Bu hafta sizlere Belçika’da gerçekleştirilen ‘Ramazan ayı etkinliklerinden’ söz etmek istiyorum:
Elbette Ramazan ayının ruhunu, bereketini ve güzelliğini anlatmama gerek yok..
Ramazan ayı, aynı zamanda hoşgörü, tolerans, paylaşma, ihsan ayıdır da..
Belçika’nın Flaman Bölgesi kentlerinden Genk kentine davetliyiz.. Eşim ile birlikte 97 kilometre ötedeki Genk kentine gidiyoruz..
Sevgili Genk Belediye Başkan Yardımcısı Ali Çağlar ve arkadaşlarının davetlisiyiz..
Ali Çağlar, genç bir eğitimci, bir tarafı Zonguldak’a, bir tarafı Kütahya’ya dayanıyor..
Ama bilin ki, o artık Belçikalı..
Ama yüreğinde, aklında hep Türkiye sevgisi var..
Ali Çağlar’ı, siyasete atıldığı günden itibaren tanırım..
Hatta ondan önce, Genk Belediye Başkanı Jef Gabriels’i tanımıştım.. Belçika’da televizyon antenlerine kafa takıldığı, ‘Türkiye’nin Sesi’ radyosunun cızırtılı sesini duymak için, akıl almaz aletler kullanmak zorunda kalan insanlarımız, TRT-İnt yayınları ile buluşacaklardı..
İşte o dönemlerde müthiş bir Türkçe yayın karşıtlığı vardı.. Tercüman Gazetesi’nin genç bir muhabiri olarak, Genk kentine tren ile ulaştım.. Tren istasyonuna yakın idi Genk Belediye binası.. Randevulaştığımız gibi Başkan Jef Gabriels beni güleryüzü ile karşıladı.. Muhteşem bir buluşma idi.. O na Türkleri, Tercüman Gazetesi’ni anlattım.. Son derece memnun kaldı..
Bana hemen projesini anlattı..
‘Türkleri, Türkçe yayınlar ile buluşturuyoruz’ diyerek, düşündüklerini benimle paylaştı..
Türkçe yayınları, yere, bir istasyona indirip, oradan kablo ile Genk kentinde yaşayanlara dağıttı Başkan Jef Gabriels..
TRT- İnt yayınları uzun bir dönem devam etti.. Hatta Belçika’dan TRT-İNT için programlarda yaptım. Bu programlar içinde yaptığım Kubat’ın türkü formatındaki programı çok tuttu.. Kubat’ın şöhretinde bu programın eşsiz bir yeri oldu..
Şimdi televizyon yayınlarını izlemeyen yok!
Ama Jef Gabriles’in bu projesini o zaman Tercüman birinci sayfasına taşıdı..
Tekrar gazeteleri Başkan Jef Gabriels’e takdim etmek için Genk kentinin yolunu tuttum..
Ne kadar teşekkür etsek azdır!..

***
Sevgili okurlar, işte bugün iftara Jef Gabriels’in kenti Genk kentine davetliyiz.. İftar programı bir Türk iş adamına ait, Laila Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecek..
İftarı, Genk Türk Dernekler Birliği ile birlikte Genk Belediyesi veriyor.
Bizi Genk Belediye Başkan Yardımcısı Ali Çağlar, Başkan Yardımcısı Geert Swartanbroekx, Genk Türk Dernekler Birliği yöneticileri Hakan Çeliköz, Ahmet Arkan ve arkadaşları karşıladı..
Ali Çağlar, Türklerin Belçika vatandaşlığını almasından sonra Başkan Jef Gabriels tarafından CD&V’ye( Hıristiyan Demokrat Partisi)  davet edilmişlerden birisi..
Siyasette genç olmasına rağmen, ilklerden Ali Çağlar.. Eğitimci kişiliği ona bu yolda büyük katkılar sunuyor tabii.. Bir bakıma parti içinde Başkan Jef Gabriels’in hatırası olarak ta biliniyor..
Muhteşem bir salon.. Kırmızı –beyaz örtüler ve Türk ve Belçika bayrakları, yerini almış bir tasavvuf müziği ekibi, Türk ezgilerini tıkırtatıyor..
Aynı renk giymiş görevlilerin sunumunu merak ediyoruz.. İftara Bin yüz kişi davetli.. Büyük bölümü Belçikalı, bir bölümü de Türk ve Faslılardan oluşuyor davetli kesiminin.. Ayrıca bütün dinlerin temsilcileri ihmal edilmemiş.. Başkan Yardımcısı Ali Çağlar ve arkadaşı Başkan Yardımcısı Geert Swartenbroekx ile Genk Türk Dernekler Birliği yöneticileri işin başında..
Muhteşem bir birliktelik göze çarpıyor.. Davetliler karşılanıyor, yerlerine kadar kendilerine eşlik ediliyor..
Başkan Yardımcısı Ali Çağlar’ın söylediği gibi ‘En Uzun İftar Sofrası’ için bekleyiş sürüyor.
Başta Genk Belediye Başkan Yardımcısı Ali Çağlar, başkan yardımcıları Geert Swartenbroekx, Angelo Bruno, Belediye Başkanı  Wim Dries, Flaman Hükümeti Bakanı Jo Vandeurzen, birleştirici, bütünleştirici, çokkültürlü, birlikte yaşama vurgular içeren, birlikteliği öne çıkaran konuşmalar yaptılar ve coşku ile alkışlandılar.
Sonra Faslı genç bir şair  Aya Sabi, diğer dinlerin temsilcileri ile Genk Camiler Koordinatörü Gıyasettin Tayfun’da aynı mahalde konuşmalar yaptılar, kardeşlik mesajları verdiler.
İftar, Din Görevlisi Yüksel Dikici’nin Kuran-ı Kerim tilaveti ve ezanı okuması ile açıldı.
Salondaki büyük huşu ve sessizliği nasıl anlatsam?..
Bu arada iftara, tüm dinlerin temsilcilerinin, Genk İbrahim’in Evi Derneği’nin çağrısı ile birbirlerine iyi niyet mektubu vermesi renk kattı..
İnanız curcuna olmadan, beş yıldızlı yemek dağıtımı çorbalar ile başladı. Masada iftariyelikler ve sütlaç, salata, diğer yan ürünler hazır..
Etli nohut, pilav ve patates tabağı ana yemeği oluşturdu..
Bir ara aklıma, kurulan çadırlarda, naylon tabak ve çatallarla verilen iftarlar aklıma geldi..
Ve o sözü çok edilen ‘İslamofobi’ ürküntüleri!..
Demek ki, empati yapıldığında, adım atıldığında, sevgi ile yaklaşıldığında dostluklar, din temelinde de atılabiliniyormuş..
Belçika, zaten 1974 Yılında İslam Dini’ni resmen tanıyarak ve sonrasında camilerin yapımına izin vererek attı..
Demek ki, siyaset içinde ve kendi kültür geleneklerini yaşatmada kararlı olan dernek yöneticilerinin birlikteliği, daha güzel eserlerin, tabloların oluşturulmasına vesile olabiliyormuş!
‘Keşke bu tür iftarları, Belçika Türk Diyanet Vakfı yapabilse, herkesi tarafsız, ünvanlarına, kariyerlerine, urbanlarına bakmadan, kayırmadan, ayırmadan, ayrıştırmadan düzenlese..’ diye düşünmedim değil!
Yurt dışında, madalyonun bu yüzünü de bilin istedim..
Tebrikler, teşekkürler Genk Belediyesi ve Genk Türk Dernekler Birliği..
Türkiye, Türk insanı, buralarda böyle de tanıtılıyor!
Elini taşın altına koyanlara selam olsun!
Yalansız, hilesiz ve riyasız!
Yusuf Cinal/Brüksel 10 Haziran 2017

Bu haber 209 defa okundu