30 Nisan 2017 Pazar
468x90 reklamlar alanı kodu
Türkiye bunu çoktan hak ediyor!
Türkiye bunu çoktan hak ediyor!

Bu yazı seçim yasakları nedeni ile Yeni Sakarya’da yayınlanamayacak)
Sevgili okurlar,
Bugün günlerden 16 Nisan 2017 Pazar..
Bu tarihin anlamı büyük..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Milleti ile bu bir dönüm noktası..
Mevcut siyasi iktidar, ‘darbe ürünü’ dediği mevcut anayasa ile 15 yıl ülkeyi yönetti..
Mevcut anayasanın iyi ve kötü yönleri düzeltilmeye çalışıldı.. Ama üzülerek ifade edeyim ki, siyasi iktidar ile muhalefet yeni ve sivil bir anayasa için uzlaşma basireti gösteremediler!
Bugünlere geldik!..
Mevcut anayasanın, yüzde bilmem kaç seçim barajı kotası ile seçimlere girdin mi?
Girdin!..
Bilmem ne kadar milletvekili çıkardın mı?
Çıkardın!..
15 Yılda siyaset dışı ittifaklara girdin mi?
Girdin!..
Çıkıp Türk Milleti karşısında, ‘Ey Millet aldatıldım’ dedin mi?
Dedin!..
Ardından ’15 Temmuz Darbe Kalkışması’ geldi mi?
Geldi?
Bir tasfiye hareketi her alanda başlatıldı mı?
Başlatıldı!
Şimdi sevgili okurlarımın hoşgörüsüne sığınarak, bir soru yöneltmek istiyorum:
Bu Darbe Kalkışması’ kime karşı yapıldı?
Size karşı mı?
Hayır!
bana karşı mı?
Hayır!
Uzaylılara karşı mı?
Hayır!
İşte burası çok önemli..
Türkiye’de tüm darbe kalkışmaları, darbeler siyaset makamına karşı yapılmıştır..
Yani darbelerin hedefinde hep beceriksiz siyasetçiler olmuştur..
Halkı hedef alan bir darbe, söz konusu değildir..
Vatandaş her zaman, önüne konan sandığa gider, tercihini yapar, ülkeyi yönetecekleri seçer.
Hep böyle olmadı mı?
Ya şimdi,neden sandığa gidiyoruz?
Türkiye’nin geleceğini oylayacağız da ondan..
Basiretsiz siyasetçiler içinden şimdi görevi tek adama mı verelim?
Hayır!(Burada siyasetin gereklerini yapanları tenzih ederim..)
Ama ülkeyi yönetmek için görevlendirilenlerin, ‘basiretsizliği, beceriksizliği, hazımsızlığı, doymazlığı’ her zaman olduğu gibi yine tartışmaları ve darbeleri de beraberinde getirir..
İşte 16 Nisan’a da böyle geldik!..
Rafa kaldırılmış olan ‘Yeni Anayasa Değişikliği’ konusu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ‘Fiili durumu, yasal duruma dönüştürelim’( Bu yüzden yeni durumdan vebali büyük olacaktır..) önerisi ile ele alındı..
Meclis çalışmaları gözlerimizin önünde cereyan etti..
Bir şey anlayan oldu mu?
Hayır!
Şimdi de bu 18 maddelik ‘Yeni Anayasa Değişikliği’ paketi, milletin önüne getirildi. İnanın bu süreçte bile insanımızın, işin özünü, gerçeğini kavrandığından emin değilim.
Neden mi?
Bakınız, bu son haftayı, Sakarya, Düzce ve İstanbul’da geçirdim..
Birçok insanla konuştum..
Karşılıklı bilgilendik..
İşin özünü yakalayanlar var, ama bir kesimin umurunda bile değil..
Yani halk, kendi gerçekleri ile baş, başa!..
Dum, duma, kim, kime..
Türkiye gidiyor uçurama!
Bir kesim çok ketum!
Az üzerine varsan,’ Beni ikna et’ diyerek, işin içinden çıkıyor..
Ah be güzel kardeşim, sen kendini ikna edememişsin, ben seni nasıl ikna edeyim!?
Müthiş bir bilgi kirliliği var..
Radyolar, televizyonlar, belediyeler, kentler, dağlar ve taşlar, tek taraflı pankart, resim, canlı yayınlar, propagandalar, sloganlarla doldurulmuş..
Artı, etki ajanları, algı yaratıcılar ise işin çabası..
Türkiye şimdiden, ‘tek adam’ rejimine adım atmış sanki!..
Müthiş bir israf, müthiş bir propaganda ve tek taraflı..
‘Türkiye sizinle gurur duyuyor’, ya da ‘ beraber yürüdük yağan yağmurda’ şarkılarına, ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’, nidaları karışıyor!
Beri tarafta bir kesim,‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’diye kükrüyor!
Sindirilmiş ve bindirilmiş  gurup ve kümelerin dansı bu!
Her yerde korku hakim!
Sessiz ve fısıltı halinde konuşanları çok gördüm..
İnanın abartı değil..
Alanlara belediye araçları ile insanlar taşınıyor, devlet araç ve gereçleri iktidarın emrinde, adına ‘toplu açılışlar’ denilen bir uydurmaca ile törenler düzenleniyor ve bu milletin parası, alın teri, emeği buralarda heba ediliyor!..
Ah be Türkiye, fabrikaları satmak için mi yaptık!?..
Köprüler, yollar, geçitler borçlanmak için mi yapıldı?
Hani İMF’ye borcumuz yoktu?
İşte böyle bir ortamda Türkiye, halk oylamasına gidiyor..
Türkiye’nin geleceği, hatta ‘rejim değişikliği’, ‘yeni bir devlet’ anlayışı için devlet, ‘tek adam’ iktidarı için,  ilk işaret sandıklardan bekleniyor..
Elbette vatandaş, sandık başına giderek, yurttaşlık görevini yerine getirecek..
Bu yurttaşlık görevi, tarihi ve çok önemli işaretleri de beraberinde getirecektir.
Toplumlar, kendi kaderlerini, yani kendi geleceklerini tayin de hürdür..
Ama böyle tek taraflı, rezil bir kampanya döneminden sonra, halkımızın sağlıklı, karar vermesinden endişelerim var!
Eğer bir ülkede ‘devletin başı’ kandırılıyorsa, halk neden kandırılmasın ki?
Bu yaşa geldim, ilk defa halkın önüne konan bir sandıktan ötürü kaygılıyım..
Kaygılıyım, zira halkı kendi başına bırakmıyorlar ki?..
Halkın, zorla ve çeşitli hilelerle taraf olmasını sağlıyorlar..
Ev ziyaretleri,hediyeler,çekler,vaatler..
Üstelik, diğer kesime de yafta yapıştırılmış;
’-Terörist!’
Türkiye böyle bir ortamda sandık başına gidiyor..
İnşallah kaygılarımızı öteleyen bir sonuç çıkar ve herkes bir nefes alır..
Türkiye’nin geleceği, istikrarı bu açıdan çok önemli..
Bu vesile ile herkesin sandık başına gidip, bu tarihi oylamada üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor..
Gün bugündür, yarın ise martaval sıkmanın alemi yok!
İnşallah kaygılarımızda yanılırız ve Türkiye, 17 Nisan sabahı, yeni bir güne ‘merhaba’ der ve kendine yeniden çeki düzen vererek, yoluna devam eder..
Türkiye, Türk Milleti bunu çoktan hak ediyor..
Yurttaşlık göreviniz hayırlara vesile olsun!
15 Nisan Cumartesi /Brüksel
Yusuf Cinal yazıyor
KARİKATÜR:Yasin Halaç


GÜLDÜRME…

YUSUF CİNAL’IN YENİ KİTABI ÇIKTI

Bu haber 95 defa okundu