21 Ağustos 2017 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Türk Telekom’dan gelen bir kazık vardır!
Türk Telekom’dan gelen bir kazık vardır!
Türk Telekom, vadesi geçmiş 580 milyon dolarlık borcu, 23 Ağustos’a kadar ödemezse şirkete el konulacak. Kim el koyacak? Şirketi kiralayan Türkiye! Borçlar kime? Bankalara… O zaman bize ne? İktidar krediye kefil mi oldu acaba?
Saçma sapan ölü eşek fiyatına bir özelleştirme, şirkete tanınan özel hakların suiistimal edilmesi, özelleştirme sonrasında yapılan acayip işler, denetimsizlik ve gıkı çıkmayan bir ülke…
Bugüne kadar neredeydi? Bunlar görülmedi mi? Şirket sus payı olarak yandaş medyaya milyonlarca liralık reklam verince görülmez oldu. Bu işten hepsi kazandı.
Esas aklıma takılan soru, hesabı kesmeyi Suudilerin Katar’a ambargo koyması mı tetikledi?
* * *
Sıralı olarak gidelim…
1993 yılı başlarında Telekom’a 25-30 milyar dolar piyasa değeri biçiliyordu. O dönemde Türkiye’nin dış borcu toplam 26 milyar dolar idi… 2005 yılının Kasım ayında yüzde 55 hissesi için en yüksek teklifi veren Suudi Oger 6.5 milyar dolar ile Türk Telekom’u 21 yıllığına kiraladı.
Şirketin çoğunluk hissesini 6.5 milyar dolara alan Suudi Oger’in 2006 ile 2014 sonuna kadar Türk Telekom’dan elde ettiği kâr, 11 milyar 822 milyon dolar oldu. Bunun yüzde 55’i Suudi Oger’e düşen 6 milyar 614 milyon dolarlık paydı… Türk Telekom’a ödediğinin fazlasını dağıtılan kâr paylarıyla 9 yılda zaten çıkardı. Şirketin bu işten hiçbir zararı olmadı.
* * *
Oysa şirket Türk Telekom hisselerini teminat göstererek aldığı kredilerin borçlarını ödeyemeyince 2013 yılında tekrar 4,75 milyar dolar kredi aldı. Nasıl aldı? Orası apayrı!
Zira kredi borcu olarak ödemesi gereken paradan çok daha fazlasını kazanmıştı.
Şöyle anlatayım; Bir araba kiralayıp çalıştırıyorsunuz. Kirayı araba sahibinden borç alıp araba sahibine ödüyorsunuz. Kazandığınız parayı cebe attığınız gibi kiralık arabayı teminat gösterip, kredi alıp, onu da cebe atıyorsunuz. Nasıl olsa iade edeceğiniz arabanın ne bakımını yaptırıyorsunuz, ne lastiğini değiştiriyorsunuz. Araba hurdaya dönüyor. Araba sahibi anlaşmayı bozup, arabasını geri alsa bile ne kaybınız olabilir ki? Olmaz!
* * *
Türk Telekom, Haber-İş Sendikası ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşamadığını açıkladı. OHAL’de grev yasak zaten… Anlaşmaya yanaşmasa bile bir yaptırımı yok. Ne kadar az para verirse o kadar iyi… Onu da alır öyle gider!
İhale şartnamesinin gerektirdiği altyapı yatırımlarının yapılmadığı biliniyor. Şirket demirbaşları cayır cayır sattı. Parayı kasaya attı. Kontrol etmesi gereken kim? Kontrol edildi mi?
Bir milletvekili çıktı, “Sadece yüksek maaş almaları için Hazine adına yönetime atanan, kamu haklarını korumayan tüm Türk Telekom yöneticilerinden hesap sorulmalıdır” dedi. Sahi bütün bunlar olurken onlar neredeydi? Kim, neden, onları o göreve atadı ki?
————
Bu topraklarda “kötülüklerin çoğu kez din perdesine bürünmüştür “Bizi yanlış yola sevk eden kötülükler, bilesiniz ki, çoğu kere din perdesine bürünmüştür. Saf ve temiz halkımızı şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz… Görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altında küfür ve kötülükten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Hâlbuki elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız; artık bizim dinin gereklerini öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur…”
Atatürk bu sözleri 1923’te söylemişti. Aradan 94 yıl geçti.
“Bizi yanlış yola sevk eden kötülükler” bugün yine çoğunlukla “din perdesine bürünmüş” değil mi?
Bugün de “saf ve temiz halkımızı şeriat sözleriyle aldatanlar” yok mu?
Bugün de “milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altında küfür ve kötülükten” gelmiyor mu?
Bugün de birileri, “her türlü hareketi” dinle karıştırmıyor mu?
Murat Muratoğlu yazıyor
Bu haber 44 defa okundu