11 Aralık 2017 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Siyasetin dili ve içeriği gelecek için hiç umut vermiyor!
Siyasetin dili ve içeriği gelecek için hiç umut vermiyor!

TÜRKİYE, siyaset gözlemcilerine göre bir başka yere doğru hızla sürükleniyor! Maalesef 15 Temmuz Darbe Kalkışması sonrası her yere dokunuldu, bir tek ‘Siyasete’ dokunulamadı! Bu da iç siyasette gerginlik meselesi olmaya devam ediyor. Mevcut anayasaya göre ‘tarafsız’ olması gereken  Cumhurbaşkanı’nın alanlara inmesi ve alanları çok sevmesi ötesinde, 16 Nisan sonrası gereken ‘Evet’ oyu çıkarsa,partime üye olurum, sonra gereğine bakarım’ açıklamaları da büyük bir kaygıyla takip ediliyor.
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında yaşanan yeni gerginlik ve tartışma üzüntü ile karşılanıyor.
Dün çabuk unutuldu ve verilen birlik mesajlarının yerini yine hasmane açıklamalar aldı. Bu durum vatandaşı da geriyor, ülkenin geleceğini de tehdit ediyor..

BAKIN HABER AYRINTILARINA..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Havalimanında darbecilerle iletişim kurduğunu bilseydim Yenikapı’ya davet etmezdim” dediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yanıt geldi.
Kılıçdaroğlu basın mensuplarına yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı bunu kanıtlarsa kendisine çok teşekkür edeceğim ama kanıtlamazsa müfteri ilan edeceğim. Bir cumhurbaşkanı bir iddiada bulunursa bunun arkasında durmak zorundadır. Ben Yenikapı’ya da o arzu ettiği için değil darbeye karşı olduğum için gittim. Milli irade için ben oraya gittim.
Bir daha Türkiye darbelerle karşılaşmasın diye 12 madde halinde düşüncelerimi ifade ettim. Bugün aynı düşüncelerimin yine arkasındayım. Ben devleti paralel terör örgütüne teslim etmedim. O atamaların hiçbirisini ben yapmadım. O atamaları kim yaptı? Kim devleti teslim etti? Kim emniyet müdürlerine teslim etti? Kim orduyu teslim etti, bana çıkıp birisi bunu anlatsın.”

Bu haber 49 defa okundu