12 Aralık 2017 Salı
468x90 reklamlar alanı kodu
Nesin ? Göç eden kuş mu ? Medine’li Türk’mü?
Nesin ? Göç eden kuş mu ? Medine’li Türk’mü?

Ne yara yaranabildik! Ne de yarene yaranabildik! Ekmek mücadelesi için başlayan yolculuk ekil-meme mücadelesine geldi dayandı…
Ekmek deyince milleti ek-mek anlayan bir uyanık takım türedi uzun yıllardır,ekmek için yola düşüp Avrupa’yı yeni yurt edinenlerin başına.
Bedevi-Medineli, ilişkisinde hep bizleri ilk bölüme bilerek veya bilmeden mahkum etmeye çalışan, Avrupalı yerliler var birde Türkiye’li yerliler var.
İnadına bizi göç eden kuşlar yerine koyup (göçmen-gurbetçi) sıfatını yapıştıranlara söyleyecek sözümüz,takınacak tavrımız var!
Bu gardiyanlığınıza ve kurmak istediğiniz, tırnak içinde hapishanelerinize dur demenin vakti geldi de geçiyor!
Bedevilik; Her daim göçü, eser üretememeyi, yerleşik olamamayı, güvensizlik ortamı, ihtiyaçları için doğaya ve kabilesinin dışındakiler saldırmayı öngörüyorsa bunun Avrupa’lı Türk’le bağdaşır tarafı nedir?
Medine’li olmak; Medeni olmak,yerleşik olmak,eser üretmek, güven telkin etmek ,mimari de ,sanaatta, ekonomi de ve diğer bilim dallarında bilgi üreterek bulunduğu topluma katkı sağlamak ve onların gelimesine katkıda bulunmak ise biz Avrupa’lı Türk’ler bu işin neresinde değiliz…
Bizi dalından kopacak yaprak gibi nitelendirmek,bulunduğumuz topraklara kök salmamıza bilerek ya da bilemeden engel olmak tarihe ve insanlığa en büyük haksızlıklardan birisidir.
Bizler öyle insanlarız ki ataları tarihe şan ve şöhret katmış,gittikleri yerlerde insanlığa ve medeniyetlere en üst seviyede katkı koymuş.
sahip oldukları dine ve kültüre ölümüne sahip çıkmış milletin temsilcileriyiz.
Gittikleri yerleri yurt edinip, vatan haline getirenler. Yeni yurtlarının inşaası ve güvenliği içinde şüphesiz gayret göstereceklerdir.
Kısacası biz Avrupa’lı Türk’leriz.Nasıl ki Batı Trakya Türk’leri var,Azerbeycan Türk’leri var,Doğu Türkistan Türk’leri var,Orta Asya Türkleri ve Kırım Türk’leri var.Bizler de Avrupa’da varız.
Köklerimizi salmanın,kültürümüz ve donanımlarımızla içinde bulunduğumuz coğrafyaya katkıda bulunmamızın önüne ‘’Gurbetçi-alamancı-göçmen-yabancı’’ diyerek kimse engel olmaya çalışmasın.
Bu farkındalığı olmayan kişi ve kurumların ayrıca konuşulması yazılması gerekiyor.
Daha köklerinin farkında olmayan,kültürünün ve değerlerinin insanı olmayı becerememiş,kişi ve kurumlar bu topluluğun temsilcisi olamazlar.Avrupa’lı Türk’ü temsil etmek; Yakınlarından oluşan dernek,mehzep taassubu ile yanıp tutuşan federasyonlar,medeniyetine ve kültürüne küfrü batılalaşma sayan konfederasyonlar temsil edemez!
Geleceğimizi sadece camilerde abdesthane yapmaya çalışan, federasyonları akrabalarına iş, aş ve makam sağlamak gören, itibarı yetenekli,çalışkan ve donanımlı insanları büyüklerine yalan dolan ile ispiyonlayanlar temsil edemez!
Alnı secdeye değiyor diye adam kollamak ne kadar yanlış ise alnı secdeye varıyor diye adam sollamakta o kadar yanlış.
Sözün özü Avrupa’lı Türk’ler olarak iyi temsil edilmiyoruz!
Ne Avrupa’da ki kurumlar olarak ne de anayurttan gelenler tarafından…
Herşeyden once kavramları, tanımlamaları net ve isabetli olmayan,bizi bulunduğumuz coğrafya da zayıf düşüren,önümüzü kesen, imkanlarımızı ve fırsatlarımızı, bir saatlik gövde gösterisi ya da bir kaç yıllık idarecilik veya iaşesi için maske takanları burada yazacağız.
Maskeler düşecek,rol yapanların sahne oyunlarına son vereceğiz!
Gayret bizden,başarı Allah’dır.

Bu haber 242 defa okundu