24 Kasım 2017 Cuma
468x90 reklamlar alanı kodu
Kürt Grupları, İsrail’in desteğiyle bölgeyi ateş çemberine sokuyor..
Kürt Grupları, İsrail’in desteğiyle bölgeyi ateş çemberine sokuyor..

Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlıdır. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Irak’tan ayrılmayı öngören bağımsızlık referandumu kararı alarak, 25 Eylül tarihinde Eylül’de yapılması planlanan oylamanın hazırlıklarına başladı. Kürtler, toprakları paylaşım süreci içerisinde o topraklara dahil olmayan Türkmen şehri Kerkük gibi başka bölgeleri de topraklarına katmak istiyor. Öte yandan Bağdat, büyük petrol rezervlerinin bulunduğu Kerkük’ü kaybetmek istemiyor. Bu durum, ileride Arap-Kürt çatışmasına yol açabilir. Bunun anlamı da kürt grupları, bölgeyi ateş çemberine sokuyor.

Kerkük’ün Kürt Valisi Ateşle Oynuyor

Kerkük İl Meclisi, Türkmen ve Arap milletvekilinin boykot ettiği oturumda Kerkük’ün de 25 Eylül’deki referanduma katılması kararını aldı. Toplantıya Kerkük’ün Kürt Valisi Necmeddin Kerim de katıldı. Necmeddin Kerim’in Irak Anayasası’nı da hiçe sayarak yaptığı provokatif  referandum başvurusu, Kerkül İl Meclisi’nde Kürt üyelerin oylarıyla kabul edildi.

Kerkük’ün asayişinden sorumlu bulunan Kürt Vali Necmeddin Kerim, geçtiğimiz aylarda da PKK’lıları kente sokmuş, terör örgütünün burada kontrol noktaları oluşturmasına izin vermişti. Irkçı vali Necmeddin Kerim’in yönettiği Kerkük’teki bayrak provokasyonu bölgede gerilimi artırmaya yönelik son adım oldu.

Referandum Kararı Irak Anayasasına Aykırı

Basın toplantısı düzenleyen ITC Başkan Yardımcısı ve Irak Parlamentosu Kerkük milletvekili Hasan Turan, “Kürt Grubu’nun 25 Eylül’de referanduma katılma kararı Irak Anayasası’nın 1. ve 143. maddelerini çiğneme anlamına geliyor. Kerkük’te referandum yapılmasına ilişkin yasal bir belge bulunmamaktır. Bu karar da kentin meşru Türkmen ve Arap oluşumlarını kapsamıyor. Kürt grubunun aldığı tek taraflı karar anayasaya aykırıdır. Hiçbir yasal zemini bulunmayan bu kararı tanımıyoruz. Kerkük’te referandum yapılmasının hiçbir meşruiyeti olmaz, bu bir işgal anlamına gelir.” dedi.

Kerkük Olmadan Kürt Devleti Kurmak Fikri Bir Anlam İfade Etmiyor

Resmi rakamlar Türkmen kenti Kerkük dünya petrol rezervinin yüzde 7,5’ine sahip olduğunu teyit ediyor. Dış güçlerin hedefi bölgede bir Kürt devleti (ikinci bir İsrail) kurmaktır. Petrol zengini Türkmen şehri Kerkük olmadan Kürt devleti kurmak fikri bir anlam ifade etmiyor. Yani Irak’ın Kuzeyinde bir Kürt devletiKerkük petrollerine sahip olmadan yaşayamaz. Kerkük’ün Kürtleştirilmesi ise bu adımların en önemlisidir. Kerkük’ün Kürtleştirilmesinin kabul edilmesi halinde Kürt grupların “büyük Kürdistan”ın dört yöne (Irak, Türkiye, İran ve Suriye) genişlemesinin önündeki en zorlu engel ortadan kalkmış olacaktır.

İsrail’in Bağımsız Kürt Devletine  İhtiyacı Var

Bağımsız Kürt devletine destek veren yegane devlet şimdilik İsrail’dir. İsrail tarihi boyunca stratejik ilişki kurmaya çalıştığı Kürtlerin Irak’ta bir Kürt devleti istediğini gizlemiyor. Bölgede böyle bir devletin “ikinci İsrail’in” kurulması ile, İsrail üzerindeki baskıyı ve yoğunluğu azaltmış olacak. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, “Irak’taki Kürtler bağımsız devlete sahip olmalı. Kürtler, Batı’nın dostu ve bizimle aynı değerleri paylaşan bir halk. İsrail, Kürtlerin bağımsızlık umutlarını desteklemeli” ifadelerini kullandı.

İsrail merkezli Begin Sedat Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanı Edy Cohen “Referandum, yüz yıllık hayalleri olan bağımsız Kürt devletini gerçekleştirmek için Irak Kürtlerinin ilk fiili adımı olacak. İsrail için hem ekonomik hem de güvenlik açısından Kürt devletini desteklemek kendi çıkarınadır. Bu yüzden Irak’ın Kuzeyinden gelecek peşmergelere eğitim vermesi, İsrail ordusunun yararınadır. Irak’ın Kuzeyinde askeri üs kurulabilir ve bu sayede Kürt devletini koruyabilirler. Bunların yanı sıra, bağımsız Kürt devleti, zamanında Irak devletinin, mal varlıklarına el koyarak gönderdiği Yahudilerin dönmesini sağlayabilir ve İsrail’in bölgede konumunu güçlendirir.” diye ifade etti.

İsrail’in toprak anlamında stratejik bir derinliği yok. Bunun için Arap kuşağında, Arapların Araplarla ya da Arap olmayanlarla bir çatışmaya sürüklenmesini istiyor. Ayrıca bölgede Irak her zaman İsrail için en büyük tehdit olmuştur. Burada kurulacak bir ‘Kürt devleti’ ile Irak tehdidini ortadan kaldırmak istiyor. Kürt isyanına ta başından beri stratejik hesap yapan ve bu kartı Irak, Türkiye, İran ve Suriye’ye karşı kullanan ülke İsrail’dir. İsrail‘in bölgedeki projesi, Irak, Türkiye, Suriye ve İran topraklarında bağımsız bir Kürt devleti kurdurmaktır.

25 Eylül’de yapılması planlanan referandumdan rahatsızlık duyan Türkiye, İran, Suriye ve Irak’ın bölgedeki tarihsel hakimiyetine yönelik her türlü tehdide sert tepki verecektir.

Ali Kerküklü

Bu haber 54 defa okundu