24 Ekim 2017 Salı
468x90 reklamlar alanı kodu
Karasu’dan, Toroslar’ dan selam olsun!
Karasu’dan, Toroslar’ dan selam olsun!

Sevgili okurlar,
Eylül ayının güzelliği içinde, önce Akdeniz’e, sonrada Karadeniz’e seyahatlerim oldu..
İtiraf edeyim ki, ‘dünya başkenti’ güzel İstanbul’a, bu yıl vakit ayıramadım!.
Torunum Özan Marduç ile birlikte, Karadeniz’in  mavi sularına kendimizi bıraktık.. Deniz her zamanki hırçınlığını bir kenara bırakmış, son yolcularını da uğurlamıştı..
Kumsalın sıcaklığı hala yüzümüze vuruyordu..
Günün berraklığı içinde torunum, ‘Dede Ay’ dedi..
Başımı kaldırıp baktım, gerçekten gün içinde ‘Ay Dede’ de bize mavi gökyüzü içinden selam veriyordu..
Gök mavi..
Deniz mavi..
Kumsal sıcak..
Günün keyfini bak..
Saatlerce denizde kulaç attım, Karadeniz’in kücük dalgaları üzerinde sörf yaptım..Sonra kumsalda tek başıma torunum Özan Marduç ile doya, doya, şairin dediği gibi sere- serpe oynadık..
Karasu sahillerinde ‘Sezon kısa’ diyenlere inat, güz gülleri gibi açıldık..
Hey hayat, sen ne güzelsin!
Karasu sahilleri son  tatilcilerini uğurlamaya hazırlanıyor..Birçok iş yeri sahibi ise  Eylül ayı ile birlikte, kepenk kapatarak, sezonun bittiğini ispatlamaya çalışanlara inat, göçmen kuşları bile, yeni gurbetler için saf tutmuşlardı..
Göçmen kuşlar  işte!
Öbek, öbek, küme, küme, başka yaban ellere kanat çırpıyorlar..
Eylül’ün habercisi kum çiçekleri, bizlere farklı güzellikler sunma yarışındayken, hala mayosu ile denizin koynunda serinlemeye çalışan ve yaz aşkları yaşayanlara ne demeli!?
Kim demiş,’Karasu sahillerinde sezon kısa ‘diye?
Eylül ayının bu günlerinde bile, güneş tepede gülüyor, deniz, ‘haydi kollarıma at kendini’ diyorsa, günü yaşamak gerek..
Hem de doya, doya!
Ancak benim için de tatil bitti..
Hüzünle Karasu sahillerine veda zamanı geldi..
Sahil parkta oynayan çocukların sevinç  çığlıkları kulaklarımda, arkadaşlarımın vatan üzerine söyledikleri ve sen Sakarya..
Seni unutmak olur mu?
Bize yeşilin, siyahın bile yeter!

***
Ülkemin güzelliklerine veda zamanı, Sakarya için söylenenler aklımda..
Demiryolu, karayolu ve Sakarya’ya para akıtılacakmış…
50 Yılda tamamladığımız Adapazarı-Karasu yolu gibi, bu hizmetlerde yılları bulur!?..
İşte Karasu Limanı!
Hala Sakaryalıya bereket sunacak günleri aratıyor!
Sakaryalıya, ülkeye bereket sunacak günler…
Öte yanda fındığını dalından koparıp, kurutan ve iyi bir fiyat bekleyen fındık üreticisi kardeşim ise, hayal kırıklıklarının ötesinde, borcunu nasıl ödeyeceğini, harcını nasıl karacağının derdinde..
Beri yanda ‘belediyecilik’ adına, park ve bahçeler yapmaya, şelaleler dikmeye devam!
Okul telaşında olan aileler, çocuklarını şimdiden ‘bilmem ne sınavına’ hazırlamananın telaşını yaşıyorsa, işleri gerçekten zor!
Allah kolaylık ve sabır versin!
Eğitim-öğretim hiç bu kadar arap-saçına dönmemişti!
Siyaset adına yıktığımız, onarılmayacak köprüleri atmak, yine vatandaşa düşecek gibi…
Onarılmaz, yıktığımız köprüler!?…

***
Sevgili iş adamı Yılmaz Çetin ile Sakarya üzerinden Ankara’ya, oradan doğa harikası Kapadokya’ya yol alıyoruz..
Giderken, tuz gölüne uğramamak olur mu?
Doğa içinden bir tutam tuz alıp, kokuşmuşlukların üzerine serpiyoruz!..
Kokuşmuşlukların üzerine!..
Ve bizi Göreme, Ürgüp civarında peri bacaları karşılıyor..
Tarihin derinliklerinden, bugüne farklı mesajlar veren peri bacaları..
İşte şurada, üç güzeller..
Her yanı tarih ve farklı destansı anlatımlar..
Tepelerden birindeki adak ağacına, bir renkli bez parçası bağlayıp, kardeşlik, barış ve sevgi, birliktelik, bereket üzerine isteklerde bulunuyoruz..
Bu güzellikleri arkada bırakıp, Nevşehir yamaçlarında tarih kokan terkedilmiş yapılara el sallayarak, Toroslara doğru tırmanıyoruz..
Aşağıda Gülek boğazı..
Toroslar uzanıp gidiyor..Burada rüzgarda farklı esiyor..
Aha şurası zirve..
Kel tepesi, yıllarca yeşile hasret bir tohumu çatlatmak için bekliyor..
Ne sabır yarabbi, ne sabır!
Kana, kana soğuk sularından içip,dostlara Toroslar’dan selam gönderiyoruz..
Öyle ya,bugün İzmir’in kurtuluş günü..
İzmir’e , kahramanlara, Hasan Tahsin ve arkadaşlarına selamlar olsun!
Torosların zirvesinde, Ankara’ya, Sakarya’ya Brüksel’e selamlar olsun!
Bir daha ki yazıda,diğer güzelliklerde buluşmak üzere selamlar olsun!
Yusuf Cinal yazıyor/Eylül 2017

Bu haber 58 defa okundu