24 Ekim 2017 Salı
468x90 reklamlar alanı kodu
Karasu’da pazar var, Nazmiye’m de nazar var!
Karasu’da pazar var, Nazmiye’m de nazar var!

Sevgili okurlar,
Bu hafta da sizlere biraz memleket manzaralarından söz edelim..
Sakarya’nın merkez nüfusu gittikçe artıyor.
Başta Adapazarı olmak üzere Erenler ve Serdivan’da olumlu gelişmeler var..
Bu gelişmelerin en ön sırasında ‘inşaat sektörü’ yer alıyor..Birbirinden güzel mimari ve  estetik binalar gerçekten göz kamaştırıyor..Özellikle ‘deprem olgusu’ düşünülerek, yükseklik şartları gözardı edilmemiş..
Unutmayalım ki, ilimiz Sakarya, önemli bir deprem fay hattı üzerindedir. Bu  sınırlar içinde yaşayanlar, bu olguyu kulak arkası edemezler! Bu nedenle yapılan binaların ‘deprem olgusu’ içinde dayanılıklığı çök önemli..Bu alanda denetimlerden haberimiz yok!?
Unutulmasın ki, depremler öldürmez, insan kaynaklı hatalar öldürür..
Bunu gördük, yaşadık, biliyoruz artık!..
Gittikçe siyaset batağına iyice batan ülkemizde kim, kimi denetleyecek ki?
Her ilin, her sektörün, hele de belediyelerin, üniversitelerin, bürokrasinin vıcık, vıcık siyaset koktuğu, siyasi pisliklerin ayyuka çıktığı bir dönemde, yine de sorumlulukları elden bırakmamak gerekir..
Yarın ihmallerin, korumaların, ayrımcılıkların, ötekileştirmelerin sorumluluğunu kimse kaldıramaz!..
Bakınız, büyük depremin bir yıl dönümü daha geliyor. Hala il içinde sorun yaratan ve ‘ değişim, dönüşüm projeleri’ içinde yer alan binalar yıkım bekliyor!
Demek ki, bu binalar yıkılamıyor, ya da bu binalara yaklaşılamıyor,  veya bu binalara dokunulamıyor veya hükümet, yani siyasi ayak, Sakarya için bu projelere kaynak ayıramıyor..
Durumun özeti burada yaratıyor!
Biran önce bu konu açıklığa kavuşturulmalıdır..
Zira ihmale gelmez!
İhmaller zinciri ardından ölümler geldiğinde, bunun altından kimse kalkamaz!
Bu işten de kaçış olmaz!

***
Sevgili okurlar,
Başta basın mensubu arkadaşlarımız olmak üzere, yeni Valimiz İrfan Balkanlıoğlu’na ‘hoş geldin’ ziyaretlerinde bulunup, kapısını aşındırdı.
Elbette bunun birçok nedeni var!
Bir valiye sahip çıkılması sevindirici elbet!
Kıskanılacak yanı yok!
Yukarıda da söylediğim gibi ülkenin her yanı vıcık, vıcık siyaset kokuyor!
Türkiye bu kadar siyasallaşmamıştı!
Bizim kuşak bunu iyi bilir..
Bir kere valiler, kaymakamlar ve birçok kurum siyaset üstü idi!
Büyükelçilikler, başkonsolosluklar da öyle!
Eee valimize sahip çıkmayalım mı?
Çıkın elbette!
Yani ‘ ilanlarımız kesilir, yeni gelmiş bir vali ile işin başında papaz olmayalım..’ anlayışı içindeyseniz, ziyaretler anlamsızdır!..
Eğer bir valinin adı,’tarikat’ ile anılıyorsa ve ziyaretlerde çekilen resimler de bunu kanıtlıyorsa, o zaman ne yapacağız!?
Yine gidip valiye, kaymakama saygılar mı sunacağız?
Bakınız ortada örnekler var..
Hakkında soruşturma açılan, gözaltına alınan hapse atılan valiler, kaymakamlar, bürokratlar, anne, baba, kardeşler var..
Herkes daha dikkatli, itidalli olmalı, incelemeli, araştırmalı..
Hele de adalet kurumu..
Gereğini, titiz bir şekilde yerine getirmeli..
Şimdi siz, FETÖ davası bağlamında içeri attıklarınızın, hiçbir siyasi ve tarikat, cemaat bağlantısı olmayan eşlerini, çocuklarını, anne ve babalarını içeri alıyormusunuz?
Ki örnekleri ilimizde çoook!..
O zaman bu çifte standard, bize ‘adalet’ duygusu içinde işlerin yapıldığını teyit etmez!
Eee kardeşinden ötürü, adamı işinden mi edelim?
Bunu demiyoruz!
Eşit, adil, şaibeye mahal vermeyecek uygulamalara imza atalım diyoruz..
Atalım ki, adalet tecelli etsin ve yanlış Bağdat’dan dönmesin?
Sonra, son pişmanlık fayda vermiyor..
***
Sevgili okurlar,
Bu bağlamda Merve Kavakcı’nın, ‘büyükelçi’ olarak atanması yanlış olmuştur?
Elbette siyaset kurumu, bunu iyi ölçmüş, biçmiş ve uygulamaya koymuştur!
Ama ‘ kamu vicdanı’ diye bir şey var!
Siz siyaseten, yolda bulduklarınızı alır, büyükelçi, müsteşar, müşavir, vali, kaymakam yaparsanız, bunun sonu gelmez ve devlet çarkının dişlilerini kırar ve sonra onarılmaz bir hale getirirsiniz!
‘Bizden olsun, partimli olsun, bizim siyasi görüşümüze yakın birini atayalım’ anlayışı ülkeye zarar verir..
İçte ve  dışta ‘Merve Kavakcı’ yankıları oldu..
Türkiye’de ‘diplomasi kulvarı’ için yetiştirdiklerimiz ise, küçük dillerini yutacak durumda!
Niye okudular, diplomalı oldular ki?
Yani Merve Kavakcı’dan başkası yok mu?
İşte yukarıda zikrettiğim örneklerden birisi içinde yer alıyor  Kavakcı!?
Siz, Merve Kavakcı’yı taltif eder, ötekileri ise  gözaltına alıp hapse atarsanız, birileri çıkar sizi ve uygulamalarınızı sorgular..
Böyle bir tasarrufun siyaset kurumunu ne yararı olur ki?
Neyin göstergesidir bu?
Neyi kanıtlamaktır bu?
‘Biz her şeyi yapar, uygularız’ mantığı ile bir yere varılamaz!
Bu millet, sandıkta diğer siyasilere gösterdiği  yolu, size de gösterir..
Bilesiniz ki, bu siyasi koltuk, kimseye baki kalmadı!..
Nelerini gördük, geçirdik!
Her işi, ‘dış güçlere, teröre, hainliğe, cemaate..’ yüklemekten vazgeçelim..
Devlet, kim suç işlemişse yakasına yapışsın!
Milletin, yetimin, dulun, şehidin, gazinin, vatandaşın hakkı, hukuku gözetilsin!
Particilik, bitmez, tükenmez siyasi kokuşmuşluk, yandaşlık, adam kayırmanın, adaletten uzaklaşmanın, hakkı, hukuku teslim etmemenin yararı olsaydı, bunca devlet tarihe karışırmıydı!?
Herkes haddini bilmeli!
Hele de seçip, göreve getirdiklerimiz…
Bilesiniz, gidişat iyi değil..
Kendinize lütfen çeki düzen veriniz..
Bu işler ‘ yorulan bıraksınla’ olmaz!
Gereğini yapmak gerek!
***
Sevgili okurlar,
Sakarya dışarıdan nasıl mı gözüküyor?
Vallahi çok eksikliklerimiz var!..
Dün ne söylüyorsak, bugün de o!
Köyleri, mahalle yaptık ama, bir türlü kentleşemiyor, kentli olamıyoruz!..
Bu durumu görmek için kahin olmaya gerek yok!
Şehre inin, bir yaya geçidinde durumun özeti saklı..
Hatta, kırmızı da bile geçenlere, sollayanlara, kasksız dolaşanlara, birbirine sallayanlara, kızanlara ne dersiniz?
Kısacası sivilleşemiyor, sevgiden, saygıdan uzaklaşıyor, kabalaşıyoruz..
Kabalaşıyoruz ey millet!
Eee herkes kendi kuralını uygularsa, işin içinden çıkmak ta zorlaşıyor!
‘Karasu’da pazar var,,
Nazmiye’m’de nazar var!’ diye bir türkü tekerlememiz var dı..
İşin sırrının ‘deve sidiğinde’ olduğu söyleniyor..
Yani Arap’ın devesinde!
İçsek mi, içmesek mi?
Ha gayret,’nazar boncuğu’ çatladı, çatlayacak?
Şimdi anladınız mı, ülkenin geldiği durumu!
Ey millet, bilesiniz ki, keramet deve sidiğinde değil, sizin  akıl ve fikrinizdedir..
Onu da kullanamıyorsanız, için gitsin!
Şifa niyetine ise, yararı olur inşallah!
Yusuf Cinal yazıyor
www.yenisakarya.com
www.yenihaber.be

Bu haber 40 defa okundu