18 Ocak 2018 Perşembe
468x90 reklamlar alanı kodu
İnşallah, 2018 yılında sevgi, barış, huzur çiçekleri derlenir!
İnşallah, 2018 yılında sevgi, barış, huzur çiçekleri derlenir!

Sevgili okurlar,
Sonbahar mevsiminin ardından kış geldi dayandı..Kerem-Ali  dağı ve  diğer yüksek tepelere kar düştü..
Yeni bir yılın heyecanının yaşandığı şu günlerde, ülke için söylenecek çok söz var..Ancak şu günlerde, komşu ülke İran’dan yükselen sesler pek hayra alamet sesler değil..Televizyonlara düşen görüntülerden anladığımız kadarı ile halk, pahalılık ve çekilmez hale gelen yaşam şartları sebebiyle seslerini yükseltmeye başladı..
‘Mollalar, defolup gidin’ sesleri, yeni bir ateşin ilk kıvılcımları gibi..
Benim kuşak Humeyni’nin İran’a dönüşünü çok iyi hatırlar.. O yıllar Fransa’da kaçak olarak yaşayan ve burada hazırlanan, palazlanan Humeyni, Şah Rıza Pehlevi Rejimi’ni alt-üst ederek yıktı ve ülkesine ‘ Molla’ olarak döndü.. Kısa zamanda modern İran, bir anda kara bir din rejimine büründü!..
Yasaklar, yasakları kovaladı ve bugünlere gelindi..
Bu anlattıklarımızı beğenmeyenler olabilir.. Oldum olası özgürlükleri savunan biri olarak, İran’da yaşanan olumsuz şartları hiç tasvip etmedim. Ancak, ABD karşısında dik duran İran’ı ise hep takdir ettim..
Benim için ölçü, bir ülkede yaşayanların, mutlu, refah ve huzur içinde, milli gelirden pay alabildiği, sağlık, eğitim, adalet kavramlarından eşit temelde yararlandığı, sosyal haklarının korunduğu sistemlerdir..
Yani demokratik, parlamenter rejimlerden bahsediyorum..
Denetimin, eleştirinin olmadığı kapalı rejimlerin dayattığı hayat ortamlarından kaçmak, kurtulmak için çırpınanları bizzat gören biri olarak yazıyorum..
İran’da Humeyni iktidara geldiğinde, milyonlarca İran ahalisi ülkeden kaçtı..Bunların bir bölümü de Belçika’ya geldi..Varlıklı olan ailelerini büyük bir bölümü ise ABD’nin yolunu tuttu..Kimi de Avrupa’da yaşamını sürdürüyor..
Bugün Türkiye’den kaçmak isteyenler hakkında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı sıfatı ile Recep Tayyip Erdoğan,’ Ülkeden kaçmak isteyenler var’ diye bir laf etti..Sonra ise, bu açıklamada geri adım attı..
Görünen o ki,Türkiye’den kaçmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor..
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından ve bir dönem siyasete de soyunan Cem Boyner’in, kendi çalışanlarına yazdığı bir mektup dikkatimi çekti..Dikkatimi çekti diyorum,aslında içimi burktu?
Nedeni ise bu kadar büyük bir kalkınma rakamı yakalayan Türkiye’den insanlar niye kaçsınlar ki?
Cem Boyner gibi bir zengin,gelecekten neden ümidini kessin ki?
İşte asıl sorgulanması gereken burasıdır.. Türkiye’de hep söylerim, ‘beceriksiz siyasetçilerin yarattığı kaos ortamı’ gittikçe insanları geriyor..Büyük bir ayrışmanın, büyük bir ağız kavgasının yaşandığı siyaset, gelecek için umut vermiyor!..
İnanınız, bir ara Avrupa’da yaşayan Türkler, ciddi bir şekilde Türkiye’ye dönmeyi, düşünmeye başlamışlardı..Hatta ilk belirlemelere göre Almanya ağırlıklı dönüşlerde oldu..Ama bu Türkiye’ye göç edenlerin çoğu tekrar geri döndüler!?
Neden acaba?
Neyi beğenmediler ki?
Üzülerek söylüyorum, bunun araştırılması ve bu işin analizlerinin yapılması gerek..
Türkiye, tam bir 2019 Sendromu içinde bulunuyor.. Koca, koca siyasi adamlar, birbirlerini ‘mahkeme ile tehdit’ eder hale geldiler!?.. Ağızlardaki kelimelere bakınca, insan ürküyor!
Gerçekten nereye gidiyoruz?
Türkiye, Rusya ile kredi bağlamında S-400 Füzeleri alıyor..
Kime karşı, neden bu kadar masrafa giriliyor?
Elbette büyüklerimizin, yani siyasilerimizin bir bildiği var.. İnşallah bu silahlar elde kalmaz ve bir işe yarar.. Ama şimdiden söyleyeyim ki, bu silahlar, halkın geleceğinden kesilecek paralar ile alınacak..
Yani borçlanacağız!..
Geleceğimiz ipotek edilecek!
Neden, ne diye?
Doların, euro’nun fren tutmadığı şu günlerde, benim gibi emekli olanların kaybını hiç hesaplayan oldu mu?
Yani AK Parti iktidara geldiği 2003’te dolar ve euro kuru neydi, bugün nedir?
Bir emekli 2003 yılında emekli maaşı ile kaç dolar, pardon kaç euro alıyordu, bugün kaç dolar, euro alabiliyor?..
Bu küçük hesaplamayı herkes yapabilir..
Kısacası, yıl sonları kar ve zarar hesabı yapılır ya, demem o ki, herkes bir kar, zarar, gelir-gider hesabı yapmalıdır..
Hem İran’a bakarak, hem cebe bakarak, bir muhasebe yapmanın zamanıdır..
Dinin, hayatımızda alabildiğine derinliklere indiği, her şeyin din ile izah edildiği şu günlerde, İran’a bakıp dersler çıkarmalıyız!
Temennim, insanımızın mutluluk, sağlık, huzur ve barış içinde, sevgi çiçeklerini dermesidir..
İnşallah 2018 yılı bunları getirir..
Bu vesile ile yeni yılınızı kutlar, sağlık,mutluluk ve başarılar dilerim..
Saygılarımla..
Yusuf Cinal, Yeni Sakarya Gazetesi için yazdı: www.yenisakarya.com

TAZİYE
Birmingham Palace Event Center çalışanı sevgili  Erdoğan Ay Erdi’yi elim bir iş kazası sonucu kaybetmenin üzüntüsü içinde,ailesi,sevenlerine başsağlığı dilerim..
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun!

YASİN HALAÇ’IN ÇİZGİLERİ İLE BAŞBAŞA..

Bu haber 53 defa okundu