Doğa tutkunu karavancılar Doğu Karadeniz Gezisi'ne çıktı
Asya Kamp ve karavan Derneği öncülüğünde Sakarya´nın şirin beldesi Kırkpınar´da bir araya gelen Karavancılar, 38 gün sürecek Doğu Karadeniz Gezisi´ne büyük bir heyecan içinde çıktı. Gezi öncesi Sakarya´nın incisi Kırkpınar´da Sapanca Gölü kenarında buluşan Karavancılar ile ´Karavan Dünyası´nı konuştuk.. Sakaryalı Gazeteci Şaban Mergül´ün yönlendirmesi ile rotamızı Kırkpınar´a çevirdik. Bir başka gazeteci arkadaşımız Bahattin Tıknaz ile Koru Bar´da buluştuk ve bir çay içimi sonrası Karavancılar ile buluşmak üzere yola çıktık. Yol boyunca Sapancalı gazeteci dostum Bahattin Tıknaz ile Sapanca´yı, bir nazar boncuğu gibi insana büyük huzur veren ve büyük nimetler sunan Sapanca Gölü üzerine sohbet ettik..
BAHATTİN DERTLİ Mİ DERTLİ! Eski Vakıf Oteli, yanında büyük çınar ağaçları altında ´Koru Bar´ adı altında turizme hizmet eden Bahattin Tıknaz ;´ Yusuf bey sizlerde yıllarca yazdınız, çizdiniz. Şimdi o bayrağı biz devr aldık. Durmadan yazıyoruz. Ama anlatamıyoruz. Sapanca Gölü büyük nimetler sunuyor. Sakarya´nın gerçekten bir tablosu, bir nazar boncuğu!. Sapanca Gölü karşısında insan mest oluyor, kendinden geçiyor, tüm dertlerini unutuyor. Ama göl kenarındaki uygulamalar ise insanın canını sıkıyor. Oysa daha çağdaş ve çevreci anlayış ile gölden yararlanma imkanları var. İzmit tarafında yapılanlar farklı, bizim tarafta ise bir çivi çakamazsınız. Gölü ´ADASU´ kontrol ediyor. Yasa ile bu hak kendilerine verilmiş. Güzel ama, peki göl kenarında arsası olanlar ne yapacak. Atasından kalan bu mirası kullanamıyorlar. Oysa söylediğim gibi çevreci bir anlayış ile göl kenarında yeri olanların bu arsalarını değerlendirmelerine izin verilmelidir. Devlet ´Yasakçı´ zihniyet ile bir yere varamaz. Göl hepimizindir. Gölü sadece bir zihniyetin hizmetine sunmak adaletsizliktir. Büyük geçim sıkıntısı çekilen bölgede, böyle radikal bir karara imza atılmalıdır. Bu konuda kaymakamlık,belediye ve sivil örgütler birlikte hareket etmelidir. Adeta unutulan, çalılık ve pislik halindeki bu alanlarda değerlendirilmiş olur. Sadece Türkiye´de değil, Avrupa´da da bunun güzel örnekleri var.´ Bahattin Tıknaz, hem anlatıyor, hem de göl kenarında atıl duran arsaları bana gösteriyor. Göl kenarında bazı alanlar zaten hizmet veriyor. Diğer alanların açılması, vatandaşlara yeni imkanların sunulması kime ne zarar verir´ diyerek, fikir ve düşüncelerini destekleyecek örnekler sıralıyor.
GÖL KIYISINDAKİ HAVA ALANI Derken göl kıyısındaki hava alanına geliyoruz. Toprak ve çimden yapılmış bir hava alanı bu..Eski Kırkpınar Belediye Başkanı Necdet Bağdat tarafından keşfedilmiş ve hizmete sunulmuş. Muhteşem bir dağa harikası içindeyiz. Hava alanı sahasına girmek için demir kapının açılmasını bekliyoruz. Arkadaşım Bahattin Tıknaz, kapının açılması için Sapanca Belediye Meclis Üyesi Fatih Fil´den yardım istiyor. Beş dakika sonra bir genç gelip kapıyı açıyor. Göl kenarında olta ile balık tutanlar var. Gök mavi,hava ise hafif parçalı bulutlu..Doğanın kliması ise hiç durmadan çalışıyor.. Bahattin Tıknaz, ´işte´ diyerek karavanları işaret ediyor. Aracımız duruyor. Uzaktan karavanların resmini çekiyoruz.
KARAVANLI YAŞAM BİR TUTKUDUR Sakarya´nın Sapanca İlçesi´ne bağlı Kırkpınar Beldesi´nde buluşan ve Sakarya´nın çeşitli yörelerini gezme imkanı bulan Asya Kamp ve Karavan Derneği Başkan yardımcısı Erdal Ötügen ile arkadaşları bizi karşılıyor. Hemen portatif sandalyeler kuruluyor. Masamız hazır ve sohbete koyuluyoruz. Erol Çandar, Mustafa Aysev, Hüseyin Işıl, Suriri Tomruk,Erol Peri ile koyu bir sohbete dalarken, az ötede ise küçük karavancılar Nizihi Can ile Deniz Akyüz, toplarını sektirmenin heyecanı içindeler..
TÜRKİYE KARAVANCILARI UMURSAMIYOR! Asya Kamp ve Karavan Derneği Başkan Yardımcısı Erdal Ötügen bize karavancıların dünyasını aralıyor. O da yetkililerin ilgisizliğinden dert yanıyor ve önemli sektörün hatırlanması için ´doğu Karadeniz Gezi´sine çıktıklarını söylüyor. Sapanca Gölü´nün kıyısında sırtlarını yeşile dayamış karavancılar ile bir halka oluşturup karavancıları konuşuyoruz. Başkan yardımcısı Erdal Ötügen;´ 38 gün sürecek bir Doğu Karadeniz Gezesi´ne çıkıyoruz. Amacımız ülkemezin zenginliklerini doya, doya yaşamak ve keşfetmek, karavancıların bu tutkusuna dikkat çekmek, kentlerimizin, dağlarımızın, göllerimizin ve denizlerimizin, pınarlarımızın güzelliklerini tanıtmak istiyoruz.´
BİZİ ANLAYAN YOK Sakarya´da gördükleri ilgiden son derece mutlu kalan karavancılar ile sohbetimiz sürüyor. Ara sıra konu dışına çıksak ta, varsa, yoksa karavan üzerine konuşuyoruz. Erdal Ötügen söze devam ediyor;´ Sakarya´da resmi yetkililer, basın ve bizim gibi bir karavancı olan gazeteci Şaban Mergül´ün bize desteklerini unutamayız. Ama Sakarya´da karavancıların konaklayacağı bir alan yok. Şimdilik burada bize tahsis edilen bu alanda buluştuk. Bizim için bir elektrik prizi, bir tuş kabini ve bir tuvalet yeterli. Maalesef bu konuda Türkiye´nin dört bir yanında durum aynı!´
ÖRNEK KAMP ALANI VAR Bu arada söze en yaşlı karavancı Erol Çandar karışıyor.. ´Arkadaşlar hakkını teslim edelim. Bu konuda Konya Karatay Belediyesi ile Antalya Manavgat Sorgun mevkiinde sunulan imkanlar mükemmel. Ama üzülerek ifade edelim ki İstanbul, İzmir ve Ankara´da karavancılar için alanların ayrılmadığını burada söylemek durumundayım. Avrupa Başkenti olacak İstanbul için bu durum büyük bir eksiklik.Bir değil,kentin dört bir yanında karavan kampları alanları ihdas edilmelidir!..´
İMKANLAR GÖRMEZDEN GELİNİYOR! Tekrar sözü Erdal Ötügen alıyor;´ Karavanlı yaşam bir tutkudur. Bir hobidir, sağlıktır, doğadır, güzelliktir. Yani evimiz sırtımızda, mekanımız Türkiye´dir. Fakat itilmekten kakılmaktan da usandık. Bu nedenle 2007 yılında örgütlendik. Federasyon olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Karavancıların sorunlarını her platformda dile getiriyoruz. Bu beş yıldızlı yaşamın ilk şartı elbette iyi bir karavana sahip olmaktır. Burada vergiler nedeni ile karavan sahibi olmak isteyenlerin sayısı çok az. Yüzde 80 ÖTV vergisine ilaveden yüzde 18 KDV vergisi alınıyor! Karavan kavramı 1960 yılından beri Türkiye´nin gündeminde. Ama bir adım ilerleme sağlanamadı. Bu konuda Sakarya´da üç fabrika ile Bursa´da karavan üretimi gerçekleştiriliyor. Bu sektörün desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekir. Konut sorunun yaşandığı ülkemizde karavanlı yaşam özendirilmelidir. Ama bu yaşam biçimine kötü gözle de bakanlar var. Hatta bazı belediye yetkilileri ´ içki içiyorlar´ gerekçesi ile bizlere yer göstermiyorlar. Bu anlayış tamamen yanlış!. Böyle bir durum yok. Bizler kamp yaptığımız alanları hep temizliyor, gül bahçesine çeviriyoruz. Türkiye´de 4 bin karavancı seslerini duyurmaya çalışırken, Avrupa ülkelerinde 4,5 milyon karavancı kendilerine sunulan imkanlar ile karavan kentler oluşturuyor, güzelliklerin keşfini, keyfini yaşıyorlar.
SEKTÖR CANLANDIRILMALIDIR Artık günümüzde karavancılar için yeni imkanlar sunulmalıdır. Bakınız Avrupalı Karavancılar artık Türkiye´ye gelmiyorlar. Bunlara yeni imkanlar sunan Sırpistan ve Yunanistan bu sektörün kaymağını yiyor. Gelen çok az sayıdaki karavancı da Edirne´den, Çanakkale üzerinden ege ve Akdeniz kıyılarını iniyor. İstanbul´a ise bilerek gelmiyorlar. Çünkü kamp yapacakları alan yok. Düşünebiliyor musunuz, Avrupa kültür başkenti İstanbul´da Karavancılar için alan yok! Bu nedenle bu sektör mutlaka canlandırılmalı ve Türkiye´nin bu sektörden istifadesi sağlanmalıdır.´
İYİ YOLCULUKLAR Sakarya´nın Sapanca İlçesi´ne bağlı Kırkpınar Beldesi´nde bir araya gelen 18 Karavancı aile fertlerinin,38 gün sürecek Doğu Karadeniz Gezisi büyük bir heyecan içinde başladı. Onların 3 bin 571 kilometrelik Doğu Karadeniz Gezisi´ni, doğudan başlayarak, Kasyeri´ de tamamlayacaklar. Bu zorlu gezide onlara başarılar ve sağlıklı yolculuklar diliyoruz.
|
|
|
|
|