24 Ekim 2017 Salı
468x90 reklamlar alanı kodu
Erdoğan,’ Yüksek Faiz ile kalkınmak mümkün değildir’dedi..
Erdoğan,’ Yüksek Faiz ile kalkınmak mümkün değildir’dedi..

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni siyasi yıl nedeni ile AK Parti Grubu’na sesleniyor..
Türkiye’nin ekonomik alanda yapacakları olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,’ Özellikle ekran başındaki vatandaşlarıma seslenmek istiyorum. Yastık altında tuttuğunuz altınlar size bir şey kazandırmaz. Bu altınları ülkenin kalkınması için ekonominin hizmetine sunmalıyız’diyerek, ülkenin ekonomik büyümesine herkesin katkı sunmasını istedi..

GONG!
AK Parti iktidarı ile birlikte,özellikle grup toplantılarına katılan amigoların sloganları,komik bir durum oluşturuyor!?
Bu millet sloganların maçlarda ve yapılan büyük kitle yürüyüşlerinde atıldığını bilmektedir..
Tüm siyasi partilerin bu hususu dikkate alması istendi..

Erdoğan, Kuzey Irak’taki tartışmalı referandum için “Şimdilik sadece belirli ambargolarla yetiniyoruz, bu artarak devam edecektir. Kuzey Irak yönetiminin bir an önce aklını başına devşirmesini ümit ediyoruz” dedi. Yüksek faiz oranlarını da eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda piyasa faizlerinin yüzde 20’yi yakaladığı bir dönemdeyiz. Yatırımcı yatırım yapabilir mi? Ondan sonra lanet ile karşı karşıya kalırız. Birçok sefil ailelerle karşı karşıya kalırız” diye konuştu. Erdoğan, “Vergi artışı yapılmaz mı elbette yapılır. Ama bir şartla yükü doğru hesaplayarak, millete doğru izah ederek nereye harcayacağımıza milleti ikna ederek tabi ki bunu yapabiliriz. Aksi takdirde ben yaptım oldu anlayışına her konuda olduğu gibi ekonomi politikalarında yer yoktur” dedi.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Yeni dönemdeki en önemli işlerden biri de 2019 seçimleriyle yürürlüğe girecek cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine gerekli uyum yaslarının çıkarılması olacaktır.

Önümüzdeki asrı biçimlendirecek gelişmeler yaşanıyor. Türkiye bu gelişmelerin merkezinde yer almaktadır.

Bizi tehdit edenlerin hele böyle kriz dönemlerini fırsat bilenlerin hiçbirinin bu topraklarda esamisi okunmuyor okunmayacaktır.

Bizim kimseyi tehdit etmek gibi bir görevimiz yok. Biz tüm samimiyetimizle ikaz görevimizi yerine getiriyor. Bu bir dostun başka bir dosta göstereceği bir yaklaşımdır.

Uyarılarımız acı olabilir ancak hakikatin kendisidir.

Kuzey Irak’taki referandum krizi bölgemizin bağrına yeni bir hançer saplama girişimidir. Mesele Kürtlerin hakları meselesi değildir tam tersine mesele oyuna düşüp düşmeme meselesidir. Irak tek başına ne Kürt’ün ne Arap’ın ne de Türk’ün değildir. Irak ortak bir gelecek inşa edilmesi gerek bir yerdir.

Yanı başımızda kazılan kin ve nefretin beslediği bu çukura izin veremeyiz.

‘ÇOK DAHA İLERİ ADIMLARDAN ÇEKİNMEYİZ’

Şimdilik sadece belirli ambargolarla yetiniyoruz, bu artarak devam edecektir. Kuzey Irak yönetiminin bir an önce aklını başına devşirmesini ümit ediyoruz” dedi.
Gelişmelere göre çok daha ileri adımlar atmaktan çekinmeyiz. Kuzey Irak yönetiminin bir an önce aklını başına devşirmesini bekliyoruz.

Bizi seveni biz de severiz. Bize saygı duyana biz de saygı duyarız.

‘BU KAPI KAPANMADAN UZATILACAK HER ELİ TUTMAYA HAZIRIZ’

Birilerine güvenerek birlikte yaşama hukukuna ihanet edenlerin yarın bu kapıyı nasıl çalacaklarını merak ediyoruz. Bu kapı tamamen kapanmadan uzatılacak her eli tutmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum.

Bizim için asıl sıkıntı sürekli içeriden vurulmamız.

Suriye ve Irak’taki hiçbir gelişme bizden bağımsız değildir. Hatta doğrudan bizin iç işlerimizle ilgilidir. O yüzden kimse “Irak ve Suriye ile neden ilgileniyorsunuz” deme hakkına sahip değildir.

EKONOMİK GELİŞMELER

Ekonomide kontrolü elde tutmak kolay değil. Biz küçük sarsıntılar dışında bunu hamdolsun başardık.

Faizlerdeki düşüş maalesef istediğimiz noktada halen değil. Faizlerde düşüşü sağlayamazsak bilesiniz ki birçok musibet bizi beklemektedir.

Şu anda piyasa faizlerinin yüzde 20’yi yakaladığı bir dönemdeyiz. Yatırımcı yatırım yapabilir mi? Ondan sonra lanet ile karşı karşıya kalırız. Birçok sefil ailelerle karşı karşıya kalırız.

Türk lirasındaki değer kaybı durdu. Hatta kısmi bir yükseliş yaşandı. Enflasyonda halen düşüşü sağlayamıyoruz. Neden? Yüksek faiz sebebiyle. Bu benim iddiam.

Bunun kararını vermemiz lazım. Çünkü doğru orantıdır. Faiz düşerse enflasyon düşer. Ancak şu andaki anlayış ne? Ters orantılıdır. Hayır değil. Bunu gördük.

‘ALTIN TAHVİLİ UYGULAMASINI ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM’

Orta Vadeli Plan (OVP) kamuoyuyla paylaşıldı. OVP’nin geçen yıla göre daha cesur ve daha büyük hedeflere yönelik hazırlanmış olmasından memnuniyet duydum. Yüzde 5,5’luk büyüme hedefi memnuniyet vericidir. Yapmamız gereken, küresel sermaye, yabancı teknoloji, yerli yetenekler, iç piyasa talebi ve devlet desteği olarak tarif edebileceğimiz dört ayaklı bir planı uygulamamızdır.

Varlık Fonu’nun yatırımların katalizörü olacağını ümit etmişti. Ama olmadı. Bu sıkıntıyı en kısa sürede aşacağımıza inanıyorum. Varlık Fonu’nu büyüme için ihtiyaç duyduğumuz yatırımların en önemli destek unsuru haline getireceğimize inanıyorum.

Altın tahvili uygulamasını çok çok önemli görüyorum. Yastığın altında veya kolumuzdaki altınlar bize bir şey kazandırmaz. Vatandaşlarımızı yastık altındaki altınlarını bu şekilde değerlendirerek hem kedisine hem de ülkemizin gelişmesine katkı sağlayamaya davet ediyorum.

OVP’de istihdamda her yıl 1 milyon artış hedefleniyor. İstihdam konusundaki hedeflerimizi biraz da ha yüksek tutmalıyız.

Erkeğiyle kadınıyla genciyle her yeni istihdam daha huzurlu bireyler daha huzurlu aileler ve daha huzurlu ülke anlamına geliyor.

Mehmet Akif’in dediği gibi: Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası dostunun yüz karası düşmanının maskarası…
George Orwell hayvan çiftliği adlı kitabında bazılarının daha eşit olduğu bir düzeni mesela BM güvenlik konseyini eleştirir.

OVP’de insanımızın hayatına dokunan her konuya özel ehemmiyet vermeliyiz.

Önümüzdeki yılların programı yine mali disiplin gözetilerek yapılacaktır.

Vergi artışı yapılmaz mı elbette yapılır. Ama bir şartla yükü doğru hesaplayarak, millete doğru izah ederek nereye harcayacağımıza milleti ikna ederek tabi ki bunu yapabiliriz. Aksi takdirde ben yaptım oldu anlayışına her konuda olduğu gibi ekonomi politikalarında yer yoktur.

 

Bu haber 17 defa okundu