18 Ocak 2018 Perşembe
468x90 reklamlar alanı kodu
Devrek’de Yılbaşının günahı ve Müftüler!?
Devrek’de Yılbaşının günahı ve Müftüler!?

Dünyanın gelmiş geçmiş en çok iftiraya uğramış ve  kınanmış günüdür yılbaşı!…
Kendi başına bildiğimiz, yılın normal günlerinden sadece birisidir.
En büyük suçu da; Aralık ayının son günü olması, ya da Ocak ayının ilk günün başlangıcı olmasıdır.
Yılın diğer günlerinde yapılan iyi işler, veya kötü işler, bu kadar değer kazanmaz!
Çünkü, diğer günlerin bu kadar kerameti yoktur!…

Hadi o kadar acımasız olmayalım, analar günü, babalar günü, sevgililer günü ve benzeri günlerinde günahları hiç azımsanmayacak kadar çoktur.
Hele birde yaş günlerimiz var ki tamamen idamlık günlerdir.
‘Ne gerek var kutlamaya neticede haram’ diyen bir ‘insan-tanrı müftülerimiz’ var!.’İmamları’ atlıyorum, onlara dokunmayalım, hazır ‘insan-tanrı müftüleri’ yakalamış iken.

‘İnsan-tanrı’ diyorum, neden diyenler olacaktır?!
‘Haram ve helali’ belirleyen tek güç, ilahi güçtür. O’nun dışında, ‘helal veya haram’ uyduranlar,  ya da koyanlar. Doğrudan, doğruya ‘biz tanrıyız onun haram-helal koyma yetkisine katkıda bulunacağız’ diyenlerdir!.

Hatta buradan şöyle bir sonuç bile çıkar; ‘’Haşa’’ Allah’a bazı konulara ‘haram’ demeyi unutmuşşun, eksikler var biz tamamlıyoruz da’ diyor olabilirler!?…

Günahın, en büyüğü ve ‘kafirliğin’ dibi olan bu ‘haram-helal’ koyma merakı, Müslüman dünyasında, namazlı abdestli, oruçlu tutan müşrik sayısını, o kadar artırdı ki, artık müşrikleri dışarıda aramaz olduk!

Ne insanlıkta, ne İslam’da, herhangi bir gün, ne günah ne de sevaptır…
Gün kendi, başına statik ve etkisiz bir elemandır.
Güne, aya, yıla anlamı veren kişilerin, kurumların, devletlerin davranış ve uygulamalarıdır.
Doğru işler ve faydalı işler yaparsanız, güzel gündür, faydalıdır.
Bunun ‘İslamisi-insanisi’ olmaz!.

Doğru, her daim doğrudur.

Yok ‘kötülük’ üreteceğim, ‘zararlı’ olacağım der ve gereğini yaparsan da, bu çirkindir ve istenilme-yendir.

Bununda, ‘ insanisi ve İslamisi’ olmaz..
‘Yanlış’, her zaman ve her yerde ‘yanlıştır.’
Ey Müslüman, ‘hem tüm peygamberler, bizim peygamberimiz’ diyeceksin!
Sonra da, ‘Hz.İsa’nın doğum gününü (gün ve tarih tartışılabilir) kutlamak haram ve günah’ diyeceksin!

Ey kendilerini, ‘ insan-tanrı’ sanan müftüler, doğru bir mantıkla ve usulüne uygun bir Noel kutlaması, yani Hz.İsa’nın doğum günü kutlaması, ‘haram ve yasak’ değil tam tersine ‘güzel bir eylem’ ve kutlamadır.
Eğer kutlamasını bilirsen!?…

Noel ise, 24 Aralık gecesini- 25 Aralık gününe bağlayan gecedir.

Ve  31 Aralık’la en ufak bir alakası yoktur.

Bunu ‘dinsizliğe’ bağlayan, ne kadar ‘din adamı’ varsa, mutlaka gizliden, gizliye (haşa) ‘tanrılık iddiası’ vardır ki bu da ‘dinsizliğin’ dibidir.

Esas ‘şirk’ ve ‘putperestliği’, bu tip, din adamlarına bakarak görebilirsiniz!

31 Aralık  gecesi ise, bir yılın bitişi ve yeni bir yılın başlangıcıdır.
Bu gecenin, ne ‘dinle’, ne de ‘dinsizlikle’ alakası yoktur!
Bu gecede, ne yaptığın ve nasıl yaptığın esastır.
İyi düşünen bir insan için, geçmişi için muhasebe ve değerlendirmedir.

Gelecek yıl için ise, strateji ve planlamadır.
Planını ve hesabını iyi yapan, ister kutlar, ister kutlamaz, sana ne ‘insan-tanrı müftü!?’

Normal günlerde ki yasak ve günah olanlar, bu gece ve günlerde de yasaktır.
Normal günlerde ki yasal olanlar ve sevap olanlar, bu gecede de yasaldır.
Şimdi gelelim bizim müftülere, dine ve İslama hizmet ettiğini anıyorsun ya!
Kardeşim,’ sen uydurduğun bir dini İslam’ diye millet anlatamazsın!

İslamın, ‘haramı-helali’ bellidir.

‘Yılbaşı kutlamaz’ diyorsun ya, göster bir ayet, göster bir hadis de, bizde bilelim yasak var mı, yok mu ?
‘İnsan-Tanrısınız’ ya, kafanıza göre ‘ayet’, kafanıza göre  ‘hadis’ uyduruyorsunuz!
Camiye gelip de, yaratıcısı ile buluşmak insanların kalbini incitiyor, kırıyorsunuz!
Yıllık muhasebelerini yapan ve bunu dostları ile sevdikleri ile kutlamak isteyenleri yargılayarak, kendinizi küçük düşürüyorsunuz!

Olmayan bir korkuyu vererek, Müslüman ve inanan sayısını, artıracağınızı sanıyorsunuz ya, işte bu en büyük cehaletiniz!
Siz müftüler, uydurduğunuz dini değil, bizim istediğimiz indirilen dini, yani Allah’ın dinini anlatınız…

Allah’ın dininde; sevgi var, saygı var, güzellikler var, kardeşlik var, neşe var, komşuluk hakları var, yardım var, rahmet var, mağfiret var…
‘Dağlar kadar günahı olsa da, buz dağlarını erittiğim gibi, günahlarını eritirim’ diyen bir Allah var!
‘Hiç günah işlemeyen bir topluluk olsaydı, Onları yok eder, onların yerine günah işleyip, bizi affet diye dua edecek bir topluluk yaratırdım’ diyen bir Allah var…
Duydun mu İnsan-Tanrı…

Ethem Kışlalı/Devrek
KARİKATÜR:Yasin Halaç

 

 

 

Bu haber 299 defa okundu