20 Kasım 2017 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Brüksel Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Köksal anlattı?
Brüksel Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Köksal anlattı?

SADIK KÖKSAL, Brüksel Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı..O Belçika’da siyasete atılanlar arasında ikinci grupta yer alıyor.. Siyasete ailesi ve sevenleri tarafından özendirildi..Hiç tereddüt etmeden,insanına ve vatandaşlara hizmet için elini taşın altına koyanlardan.. Efendi,sakin, çevresine karşı son derece saygılı, giyimine, kuşamına  itina gösteren biri olarak bilinir Sadık Köksal..
YeniHaber Belçika olarak Sadık Köksal’ın konuğu olduk..Kendisi ile hoş bir sohbet geçirdik..Söyledikleri gerçekten çok önemli..tarihe not düşen bilgilerden sizlerde yararlanacaksınız umarım..
Gelin bakalım, Sadık Köksal neler söyledi,neler söylemedi:

-Sevgili Köksal, bize biraz Sadık Köksal’dan söz edermisiniz ? 

BEŞ ÇOCUKLU BİR AİLE
-Sadık Köksal 5 Çouklu bir ailenin evladı, 1971’de ailesi ile Belçika’ya gelip yerleşmiş. Belçika’da eğitimini görmüş, turizm mezunu. Uzun yıllar THY’da görev aldım ve orada hizmette bulundum. 2006 Belediye seçimleri ilk seçim tecrübem olmuştu. Orada aldığımız destek sayesinde, hem belediye meclis üyeliği, hem grup başkanlığı, bir de Brüksel Sular İdaresi’nde yöneticilik görevinde bulundum. 2012 Belediye seçimlerinde ise tekrar vatandaşlarımızın, bize güven tazelemesi ve yoğun desteği ile bu defa farklı görev devraldık. 2012 Aralık ayı itibariyle Belçika’nın nüfus itibariyle 6. En büyük belediyesi olan Schaerbeek Belediyesi’nde, Fransız Kültürü, Frankofon Kütüphaneler ve belediyeye bağlı olan kamusal alanların temizliğinden sorumlu olan belediye başkan yardımcılığı görevini üstleniyorum.
Buna ilaveten bir tane kültür merkezimiz var. Belediyenin sınırları içerisinde oranın başkanlığını sanatlar evi olan ‘La Maison Des Arts’ ın yöneticisiyim ve Saint Josse – Schaerbeek Belediyesinin ortaklaşa desteklediği müzik ve dans akademisinde dönüşümlü başkanlık ve başkan yardımcılığı görevi üstleniyorum.

SORUMLULUK ALANLARIM
Daha çok ağırlıklı ilgili alanım, son 4 Yılda kültür-sanat olmakla birlikte, belediyeye bağlı olan kamusal alanların sorumlusuyum. Burada altını çizmek gerekiyor. Schaerbeek Belediyesi’nde 129 Km .yol cadde olması ve Türkiye’de olduğu gibi bazı sokak ve caddeler belediyelere, bazıları da büyükşehir belediyelerin yükümlülüğünde ve sorumluluğunda. Burada da aynısı var. 99 Km’si belediyemizin sorumluluğunda.
Brüksel Bölge Hükümeti’nin, ‘Bruxelles Propreté’ asıl kuruluş amacı haftalık 2 Defa ev atıklarını çöplerini toplamakla sorumlu olan kuruma, bir de Türkiye’deki karşılığı büyükşehir belediyesini sorumluluğunda olduğu gibi ana cadde ve yolların temizliği onlara bağlı. Yani kanalizasyon temizliğinden tutun, günlük çöplerin alınması, süpürülmesi veya vatandaşların bazı insanların oraya çöp yığma durumunda gelip onları oradan alma yükümlülüğü var. Diğer belediye sokakları bizim kendi sorumluluğumuz alanında.

-Sevgili Köksal ‘AB’nin başkenti Brüksel’ dersek bize neler anlatırsınız? Neler söylersiniz?
DÜNYA BAŞKENTİ
-AB’nin başkenti olmasıyla durum sınırlı değil. Brüksel, aynı zamanda NATO’nun dünya merkezi ve sanırım Washington’dan sonra en çok diplomatik anlaşma anlamından toplantı yapılan başkent. Buna ilaveten sadece AB’nin başkenti, NATO’nun merkezi değil, bütün Dünya’da Avrupa’da bulunan büyük şirketlerinde genel müdürlük merkezi ve AB’nin de bulunması sayesinde, AB’nin etrafında yapılan yoğun bir lobicilik çalışmalarını içeren bir dünya başkenti.
Bu ne demektir? Bütün Avrupa ülkelerinde bulunan bazı şehir, kent, semt, ABC kuruluşlarında burada mutlaka bir temsilciliğinin olması ve bunun sayesinde de birçok yeni istihdam alanları yaratılmış olması.
Brüksel’in önemi elbette nüfus itibariyle küçük bir başkent olabilir ama, diplomatik ve lobicilik çalışmalarında dünyanın en önemli noktalarından biri.
Tabi ki 20 Yıl önceki Brüksel, bugünkü Brüksel değil. 20 Yıl önce, 15 AB üye ülkesi varsa, bugün 28’i aştı ve bununla birlikte gelen belirli bir sayıda insanlarımız oldu.
Bahsettiğimiz lobicilik olsun, diplomatik anlamda olsun, gelen yerleşen vatandaşlarında, buraya yoğun bir talep göstermesi nedeniyle de mülk fiyatlarında artış oldu. Kiralarda artış oldu. Sadece Belçika’nın başkentinde yaşama özelliğini taşımıyoruz biz. AB’nin başkentinde yaşama özelliği taşıyor Brüksel’de ikamet eden, Brüksel de yaşayan vatandaşlarımız, bunun için de diğer AB üye ülkelerinin başkentlerini dikkate alırsak, yine de Brüksel, Londra’dan daha ucuz bir başkent. Amsterdam’dan daha ucuz, Paris’ten daha ucuz oradaki fark, oralar kozmopolitan dediğimiz,  çok büyük şehir, burası büyük bir şehir değil, küçük ama biraz saydığımız özellikleri de göz önünde bulundurduğumuz zaman,  fiyatların son 20 yılda artmış olmasının nedenlerinden bir tanesi AB üye ülkelerin 15’den, 25’e, 25’den 28’e ve yeni aday üye ülkelerin halen olması,  onların da burada yoğun bir kitle ve lobicilik çalışmalarında bulunması, o ülkelerinden burada memurları, diplomatları lobicilik sektöründe faaliyet gösteren kurumlarında iş bulup, buraya gelip yerleşmesi nedenlerinden kaynaklanan bir fiyat artışı var ama,  ona rağmen de yine dediğim gibi diğer başkentlerden, Brüksel’deki mülk ve kiralar tabi ki vatandaş için pahalı olsa da mukayese ettiğimizde Brüksel ulaşılabilir bir başkent.

-Sevgili Köksal, Brüksel sizin hayatınızın neresindedir ?
MERKEZDEYİM!

-Merkezinde.. Çünkü Schaerbeek Belediyesi, Brüksel dendiği zaman, 19 belediyesinden en önemli 2. belediyesi. Nüfus itibariyle 131.000 nüfusu olan ve Brüksel büyükşehri 19 belediyesini de dahil edersek 1.160.000 nüfusu var. Aşağı yukarı, 9’ da 1’ide Schaerbeek’te. Tabiki, biz iç içeyiz Brüksel ile, Brüksel’de ki bütün sorunlar bizim il ve belediye sınırlarımızı da etkilemekte ve vatandaşlarımızın günlük hayatını olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Burada yaşıyorum, 26 Yıl olmuş, buraya geleli ve yüksekokulu burada okudum. İş hayatına burada atıldım ve halen de iş hayatımı burada devam ettiriyorum. Hizmet alanımız Brüksel ile ilgili zaten. Hem hizmet, hem güncel hem ailevi hem, özel tabi ki Brüksel bizim hayatımızın merkezi. Brüksel dışındaki diğer sevdiğim bazı şehirler olsa da biz günlük yaşamımızı Brüksel de geçirdiğimiz için ve bizim çevremizde ki vatandaşlarımızın çoğunluğu da Brüksel ve Brüksel yakınlarında, uzakta olmasa yine yakınlarında.

-Sizce Brüksel’in en önemli sorunları nelerdir?
ULAŞIM VE PARK

-Toplu taşıtların güçlendirilip vatandaşlara rahat ve hızlı şekilde ulaşım imkanını geliştirmesi.
-İkincisi, Brüksel’de araçla seyyar halinde A noktadan B noktaya vatandaşlarımızın ulaşımının rahat bir şekilde yapılması için mesela tünel, yolların doğru düzgün şekilde bakımlarının zamanında yapılması. Maalesef geçtiğimiz yıl bir tünelde kaza sonrası tünel kapatıldı. O ara iki tünelde de çalışmalar vardı ve sonra öğrendik ki 2013 yılında Ulaştırma Bakanlığının yaptırmış olduğu bir araştırmaya istinaden acil olarak tünellere büyük bir bakım ihtiyacı olduğu, ama dosyanın sümen altı yapıldığı, o zaman ortaya çıktı. 3 Yıl sonra. Bu defa 2014’de yeni hükümet kuruldu ve eski hükümet, yeni hükümet arasında partnerler değişmedi. Aynı partnerler masa ortasındaydı.. Yani o zaman, o konuyu daha dikkatli ele alınmış olsaydı. -2014 itibariyle acil eylem planı olarak o anayolların, tünellerin Brüksel’in giriş çıkışlarını etkileyen, Brüksel’in ekonomik hayatını olumlu olumsuz etkileyen konulardan birisi ulaşımdır.
Bu nedenle birincisi hızlı ulaşım, şehir içindeki çünkü Brüksel de bilindiği gibi bütün başkentlerde olan sıkıntılardan birisi ulaşım ve park sıkıntısı. -Park sıkıntısına baktığımız zaman, vatandaşlarımızın ve Brüksel bölgesinde her yıl araç sayısının git- gide artması, yani güncel hayatta zaten sıkıntılar var, ama sıkıntılar olmasına rağmen o birinci konu çözülmedikçe, vatandaşlara alternatif sağlanmadıkça, vatandaşlar tabi ki arabadan vazgeçemez. Ama buna ilaveten de duyurmak gereken başka şeyler var başka tür hizmetler var. Şimdi Belediyeden çıktığınız zaman camdan bakabiliriz. Sol da bir kurum var reklam yapmayalım ama ismi ‘Cambio’ ilk kurulanlardan birisi. Yılda 12.000 km daha az km. yapan vatandaşın o tür arabaları kullanması, daha ekonomik diye bir analiz yapıldı. Sabit parking yeri var, sigorta ödemiyorsunuz bir şey ödemiyorsunuz. Araba ihtiyacı olduğu zaman telefon açıp, alo diyorsunuz, saatleri belirliyorsunuz, alıp gidiyorsunuz, geri geliyorsunuz, aynı yere park edebiliyorsunuz. Bunlar çoğaltmaya başladılar. ‘Amigo’ diye başka bir kurum var. ‘Zen’ diye başka kurum başlatıldı ve bu alternatif ulaşım özel araç yerine, onlarında zamanla bence Brüksel’de yaşayan vatandaşlarımızın, günlük hayatına daha iyi geleceğine ve belirli bir yüzde vatandaşlarımızın da beklentilerini karşılayacağı inancındayım. Onu bence biraz daha iyi duyurmak ve faydalanmaları lazım neticede!.
-Daha çok insan ortak araba kullanımı dediğimiz sistemleri daha önde tutabilmek, geliştirmek ve duyurmak, vatandaşı bilgi sahibi yapmak. Onlar da faydalanabilsinler.

-Brüksel’e gelen bir dostunuza gezmeleri için hangi alanları önerirsiniz, öncelik sırasına göre?
TARİHİ DOKULAR

-Öncelik tarihi dokular.. İnsanlar Brüksel’e gelmeden önce, zaten Türkiye’den gelen misafirler, bizden daha bilinçli onlar turistik rehberleri biraz magazinleri gezilecek yerleri öğrendikleri zaman, ilk gidecekler yer Grand Place, yani tarihi bir meydan ve Victor Hugo’nun söylediği ‘açık alan müzesi’ gibi. ‘Açık alan müzesini’ geziyorsunuz, tarihle iç içesiniz oradaki meydanın tarihçesi olsun, herkesi bildiği ‘işeyen çocuk’ dediğimiz (Manken Pis) olsun, Sablon meydanı, onun üzerindeki Küçük Sablon olsun, parkın etrafında 40 Tane orada heykel var. O heykellerin hepsi de bir  mesleki locayı temsil ediyor. Tarihi binalar arasında ‘Adliye Sarayı’ Schaerbeek Belediye binamız, Atomium ve şuan kanal turları da var. Aynı İzmir’de ulaşım yapıldığı gibi, Wilwoorde’ dan Brüksel’e kanal yoluyla ulaşma imkanı var. Boğazımız yok ama, bir tane kanalımız var. Mutfak olarak ise patates kızartması, Brüksel Waffle’i ve çikolataları mutlaka tadılması gereken lezzetlerdendir.
Ayrıca sanat müzeleri, Kralın resmi işyeri olan alan ziyarete açık!. Brüksel’in en güzel parklar sıralamasında birinci olan ‘Eşekli Park’ dediğimiz parkta ziyaret edilmeli. Orada bir sürü festivaller düzenleniyor. Yaz ayları için plajımız bile var, Brüksel’de.

-Schaerbeek Belediyesi’nde durum nedir? Kaç üye, kaç başkan yardımcısı var? Siyasi manada geleceğe dönük seçim yatırımları var mı?
BİZİMLE ÇALIŞMAK İSTİYORLAR
-Şuan mevcut belediye üyeleri ve yardımcılarını nüfus belirliyor. Schaerbeek’te, şuan 47 Belediye meclis üyemiz var. 47 Belediye meclis üyesinden biri başkan, başkanı kendi aramızdan seçiyoruz. Şuan da mevcut iktidarda son 12 Yıldır bir değişiklik olmadı. Bizim kendi gruptaşlarımız(MR), 2012 seçimlerinde ayrı strateji uygulamak istediler ama, yerel anlamda şuan onlar muhalefette. Şuan görüşmeler yavaş, yavaş başlıyor, seçime 15 ay kaldı ve en büyük grup olan ‘belediye başkan listesi’ olması nedeniyle, talepler öncesiyle belediye başkan listesi üzerinden yapılıyor. Şuan erken ama, hangi parti ile olursa olsun, seçim öncesi ortaklığımızı bildiriyoruz. Seçilirsek bizim çalışmamız, bu kişilerle olacaktır diye.. Yerel anlamda, 11 yıldır Schaerbeek’te PS muhalefet, onlarda bizle çalışmayı arzu ediyor.

-Brüksel ve Walon hükümetleri düştü, farklı yansımalar var, bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
ACELE EDİLDİ

-Zamanlamayı çok ters buluyorum. CDH (Merkez Hümanist Parti) partisi yıllarca birlikte çalıştığı koalisyonda yollarını ayırdı. Gündeme gelen olaylardan dolayı, ‘güvenimiz sarsıldı çekiliyoruz’ demekten ziyade, önce gidip mevcut çalıştığı Sosyalist Parti(PS) ile bu şartlar altında devam edemeyeceklerini belirtebilirlerdi.
Onlarda içten temizliği yapabilirlerdi. Belediye seçimlerine 1. Genel seçimlere 2 yıl kala, yeni hükümet kurulabilir ama, 2 yıl içerisinde ne tür proje üretip, hayata geçirebilirsiniz?. Çok kısa süre CDH bir nevi intikam peşinde!? PS’nin düşüşte olmasını kendine mal edilmemesi için kendini kurtarma derdinde. Geçen hafta yapılan araştırmanın sonuçlarına göre PTB, Sosyalist Partisinin üzerine çıkmış.. Bunun Brüksel’de de aynı olacağını düşünüyoruz. Sosyalistler bile kendi aralarında mesafe alma derdinde. Bu kriz döneminde 2008 sonrasında, neticede istihdam da bir takım sıkıntılar oldu. Sanırım Sosyalist Parti’sinin(PS) kendini yenileme ihtiyacı var, yoksa bu kan kaybı, kolay kolay dindirilemez. Sadece bölge hükümeti değil belediyeleri de, o konuda etkileyebilir.

-Belçikalı Türkler, size neler çağrıştırıyor?
BASIN ÇOK ÖNEMLİ
-İlk jenerasyon ve son jenerasyon arasında oldukça büyük fark var. Şimdiki jenerasyonda daha çok okuyan bir kitleye sahibiz. Şuan 20-30 yaş altı olan kitlede biraz sıkıntı var. Eskiden ‘işsizlik parası’ garanti görüldüğü için, bu kitle okumadı ama, şuan akademik kariyere, diğer kariyerlere ve hele de basına yönlenmesi lazım. Basında temsilcimiz olması gerekiyor, ayrıca akademik kariyer yapan gençlerimizin olması da çok önemli…
İlla da eğitem şatırım şart!..

-Sivil Toplum Örgütleri ve Türklerin örgütlenmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
SİVİL ÖRGÜTLENME ÖNEMLİ
-STK’lerin bazıları uzun yıllardır faaliyet gösteriyor ve çok başarılı işlere imza attılar. Fakat bazen birbirleri ile rekabete giriyorlar. Ben bu noktada STK’lerin birlikte hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde hizmetin artacağına inanıyorum. ‘Birlikten güç doğar’, bölünerek bir yere varılamaz.

-Belçika-Türkiye ilişkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
BELÇİKA-TÜRKİYE
Belçika-Türkiye ilişkileri her zaman iyi olmuştur, tarihe bakarak ekonomik ve siyasi anlamda uzun yılların getirmiş olduğu diplomasi çalışması var.
Bazen siyasi gerginlikler olabilir ama, diplomasi dili her zaman korunuyor. Ticari ilişkilerde ise, Türkiye-Belçika ilişkileri sıcak tutulması gerekiyor, köprülerin hiçbir zaman kesilmemesi gerek. Bu konuda siyasilere, sivil örgütlere, yani Belçika’da yaşayan insanımıza da büyük görevler düşüyor.. Her zaman Belçika-Türkiye dostluğuna katkı yapabilirler.. Bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz..
Yusuf CİNAL/Ahmet Rasim Göze

 

Bu haber 87 defa okundu