18 Ocak 2018 Perşembe
468x90 reklamlar alanı kodu
Bize Ne Oldu Musa?
Bize Ne Oldu Musa?

Senin sessizliğin yüreğimi yakıyor, her türlü işkenceye maruz kaldığın
halde cuntacılar karşısında da konuşmamıştın. Sana verilen
elektrikler, Filistin askıları, falakadan şişen ayakların patlayınca
şubat soğuğunda beton zemin üzerinde buz gibi suya tuz atarlar seni
üzerinde gezdirirken sırtına bindiklerinde de susmuştun. Neden hala
susuyorsun be Musa?

Yüreğimiz hep vatan millet aşkıyla yanarken ne istikbalimizi ne de
bizi bekleyen tehlikeleri düşünmüştük. Senin tırnağına zarar gelse
hemen acısını hissederdik.

Yüreğimiz kavi, ruhumuzda esen fırtınalarla Türklük aşkıyla yanıyorduk
ve Vatan Tehlikede dediler hiç bir şeyi düşünmeden ölümü göze alarak
koştuk. Sahi o zamanlar Vatanı tehlikeye atanlar kimlerdi? Hala
netleştiremediler….. bizleri suçlu ilan edenler kimlerdi?

Ah be Musa?

Bizler yüreğimiz yumruklarımızda meydanlara Ya Allah diye atılırken
köşe bucak kaçanlar ve bizlerin korumasında okullarını bitirenler
şimdi bizi beğenmez oldular. İşlerine gelince bizleri kahraman ilan
ederken onlar sanki bizden fazla mücadele etmişlerdi.

Ah be Musa?

O zamanlar makam mevki kavgasında olanları hiç görmemiştik, belki de
görememiştik. Hep neferiz mücadelemiz ölene son nefes son damla kana
kadar diyerek bizler kurşunlara yumruklarımızla koşarken birileri
bizlerin makamlarında hesaplar yapıyorlardı.

En önemlisi de önüne siper olduğumuz polisler ve askerlerin
komutanları ve bazı askerler dahi…

Yaşadık be Musa, hepsi bizleri arkadan vurmadı mı?

Bizlere işkence yapanlar ve işlemediğimiz suçlardan ceza vermediler
mi? Şahitlerimiz kimlerdi be Musa ? işte yüreğimi yakanlarda bunlar
işte. O şahitler şimdi bizleri gammazlayan şeref çukurları bizim
idealimizin gerçekleştirilmesi için araç olarak kullandığımız Parti de
en yüksek makamlarda değiller mi?

Üzülme be Musa?

Bizler bir makam mevki madalya beklememiştik.

Oysa bizlerin üzerinde çok pazarlıklar olmuş da yeni haberimiz oldu.
Bu bizim ahmaklığımız veya salaklığımız değildi. Aslında uyanık acar
delikanlılardık ve hep iyi niyetimizden. “Kol kırılır yen içinde
kalır” safsatasıyla kendimizi avutmadık mı?

Ah be Musa bunları şimdi mi öğreniyoruz?

Birimiz Anadolu’dan gelmişiz, ağa zulmüne, patron sömürmesine,
haksızlıklara, partizanlıklara, yandaşlıklara isyan ederken kimimiz
Solcu oldu kimimiz Ülkücü kimileri de Din taciri.

Nereden bilebilirdik ki, biz saf temiz kalpli haksızlığa uğrayan
Anadolu çocuklarının bir tabancayla hem Solcu hem Ülkücü
katledeceğini…

Hep yönlendirilmedik mi, Necip Fazıl dediler karşımıza çıkarttılar iyi
bir şair eyvallah ama iyi bir yanıltıcı olduğunu, bizlere gerçek tarih
diye uydurmalarını rüyada gördüklerini hayallerini tarih diye
yutturmacalarını.

Bazen de dindar Müslüman diye sempati duyduğumuz tarikatlar
cemaatlerin aslında o zamanlar gizli bir Türk Düşmanı olduklarını
bilemeden sevgi ve saygı duyduğumuz kişilerin şimdi gerçek yüzlerini
gösterip Alenen Türk ve Türkiye düşmanlığı yapacaklarını bile bilir
miydik?

Haksızlığa karşı çıkan Anadolu gencinin haksızlıklara sömürüye karşı
çıkarken bizlerde aynı haksızlıklara sömürüye karşı çıktığımızda
önümüze konulan iki şıktan birisini tercih edeceğimiz. Birisi İlahi
nizam ile, diğeri Marksist öğreti ile. Arada ne fark vardı ki? Biri
Allah’a inanıyor diğeri : “Din uyuşturucu bir afyon” diyordu. İşte
asıl mesele burada be Musa. Bizi bir birimize düşürenler kimlerdi? Bir
bilebilseydik o zamanlar…. Şu anda çok muhtaç olduğumuz KUVA-İ
MİLLİYE RUHU’na o zamanlar sahip olsaydık hiç kardeş kanı dökülür
müydü?

Sahi dökülmezdi ama birileri bizi bir birimize vurdurup o kanı mutlaka
akıtmalıydılar. ezeli kinlerini öyle kusacaklardı ve bizi yok
edeceklerdi.

Şimdi ne farkı var be Musa? işte şimdi yine bizden görünüp, dini
inancı sömürüp bizi bize vurdurmaya çalışan Müslüman görüntüsü
altındaki Siyonizm’in köpekleri bu kardeş katliamına zemin
hazırlamıyorlar mı?

Neden susuyorsun be Musa?

Neden sesini çıkartmıyorsun be Musa?

Neden gerçekleri haykıramıyorsun be Musa?

Yoksa senin kafana da şantaj tabancasıylamı dayandılar?

Boş ver be Musa, onlar Türk Milletine karşı silahlansınlar güya bizi
yok edecekler. Ama kazdıkları kuyuya kendilerinin düşecekleri gün de
var be Musa!

FETÖ terör örgütü diye itham ettiklerine bakalım.

Eyvallah içlerinde iktidar ile birlikte her türlü entrikayı soygunu
rüşveti ahlaksızlığı adaletsizliği yapanlar ve sonra menfaatleri
çatışınca Cuntacılık oynamaları ve İktidarın bunu kullanması.

Beni hala düşündürüyor be Musa. Neden suçlanan ekmeği teknesi evi
barkı her şeyi alınanlardan ses çıkmaz????? Çoook iyi düşün be
Musa…..

Aralarında saf temiz kalp ile hizmet diye giden siyasi cambazlığı
bilmeyen sadece Dinimi öğreniyorum diyen veya sokakta kalacağıma bu
yurtta kalayım bari diyen masumların kanına girenler.. Ben sadece
masumlara acıyorum be Musa.

Şimdi Fetö örgütü yaftasını yapıştıran şerefi namusu hırs çıkar
olanlar hemen bana da Fetö’cü derler. Zaten dediler. Ateiste,
Komüniste, Hristiyan’a dahi Fetö damgası vuranlar bunu da vururlar be
Musa.

Hani şu Ergenekon, Balyoz vs. iftiralarıyla Orduyu temizleyip
itibarsızlaştırıp, kendi kafalarına uygun satılmışları makamlara
getirip güya Cumhuriyeti yıkıp Şeriat devleti kurmak için iktidar ile
birlikte kumpas kuranları da unutmadık be Musa.

Bu devirde Tarih bizlere çok şeyler yaşatıyor be Musa.

Ah be Musa biz daha neler göreceğiz. Hele bekle de gör.

Şayet ömrümüz yeterse.

Bu haber 72 defa okundu