23 Haziran 2017 Cuma
468x90 reklamlar alanı kodu
Belçika’da İslami sorunlar, NATO ve AB fikri..
Belçika’da İslami sorunlar, NATO ve AB fikri..

Sevgili okurlar,
Geçtiğimiz hafta sizlere Belçika’da yaşayan insanımızın sıkıntılarından söz edip, 24-25 Mayıs tarihleri arasında Brüksel’de gerçekleştirilecek ‘ NATO Devlet ve Hükümet başkanları Zirvesi’nden bilgilendirmelerde bulunmuştum..
Bir kere şunu ifade edelim ki, Türkiye’de olduğu gibi, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız da; Mübarek Ramazan ayını, huşu içinde karşıladı. İlk teravih namazı kılındı, sahura kalkıldı ve Mübarek Ramazan ayını idrak etmeye başladık..
Yüce yaratan tekrar Ramazan ayını yaşamayı nasip etti.
Sağlıklı huşu ve huzur içinde geçirmeyi de nasip etsin!
Ve bizleri nice Ramazan aylarına eriştirsin!
İnşallah aynı ağız tadı ile Bayramı da idrak ederiz!

***
Sevgili okurlar,
Belçika’da şu an ‘Oruç İbadeti’ için bir sorun yok! Sadece Türkiye’den gelen din görevlilerin sayısı giderek azalıyor. Son bölümünün de görev süresi Ağustos ayı içinde bitiyor. Zaten geri dönen din görevlilerinin yerine yenilerinin gelmesine Belçika izin vermiyor.. Bu dönecek olan din görevlilerinin de yerine yenileri gelmeyecek gibi görünüyor..
Şimdi işin özüne bakacak olursak, burada suçu sadece Belçika tarafına yıkmak hata olur..
Belçika’da din hizmetleri, ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’nca, 1980 yılından beri verilmeye başlandı. Ondan önceki dönemlerde vatandaşlarımız ve diğer cemaatler, kendi in adımını, kendini belirliyor ve ücretini de kendileri ödüyordu. Din görevlisi  olmayan yerlerde ise ‘takva sahibi’ olanlar namazı kıldırıyordu..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca Belçika’ya Din Hizmetleri Müşaviri ve din görevlileri göndermeye başladı.
Aşağı, yukarı Belçika’da beş yıldır Din Hizmetleri Müşaviri bulunmuyor. Bu görev geçici olarak, bir din görevlisi tarafından deruhte ediliyor. O kişi hakkında da, Almanya’daki din adamlarına yapılan suçlamalar gibi ‘ istihbaratçı’ suçlamasında bulunuldu..
Üzücü bir durum tabii!
Bir din adamı, neden ‘istihbaratçı’ olarak suçlansın?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin istihbarat işlerini yürütenler yok mu ki, bu iş, din görevlilerine verilsin?
Maalesef, Diyanette göreve gelenlerin hatası sonucu, din görevlilerine yazılan mektuplar, hem Almanya’da hem de Belçika’da karşı istihbaratçıların eline geçti!..
Yani Diyanet gibi bir kurum, böyle bir hatayı nasıl yapar?
İşte Diyanetten yazılan ve FETÖ’cülerin takibi konusundaki mektuplar, Belçika medyasında da yayımlandı.
Nereden bakarsanız, bakın, bu mektuplar, hem Diyanete, hem de burada görev yapan Türkiye’den gelen din adamlarına olan güveni sarstı..
Şimdi, üç siyasi bölgeli Belçika’da siyaseten hakim görüş,’ Müslümanlar, dini ibaretlerini yaşamak istiyorlarsa, kendi din adamlarını ya yetiştirsinler, ya da bulsunlar’ noktasında düğümleniyor..
Sıkı durunuz, bu proje AK Parti yetkilileri ile FETO’cülerin birlikte olduğu dönemde, ortaya atılan  ve uygulama için düğmeye basılan bir proje idi..
Hatta bu konuda Louven Katolik Üniversitesi’nde de ilk uygulama için start verilmişti..
Şimdi, Türkiye’den din görevlileri Belçika’ya gelmediği takdirde, bu din görevlilerinin yerine kimlerin görev yapacağını bir düşünün..
Yani, Belçika’daki Diyanet kontrolündeki Türk camilerine, Belçika tarafı din adamı görevlendirirse ne olacak?
Gel işin içinden çık bakalım!?

***
Sevgili okurlar,
Bu konuya sonraki yazılarımızda tekrar döneriz.. Biraz da NATO Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesinden söz edelim:
Bu zirvede bildiğiniz gibi Türkiye’yi ‘Cumhurbaşkanlığı’ görevi yanında ‘AK Parti Genel Başkanı sıfatı ile Recep Tayyip Erdoğan temsil etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşılanması ve Brüksel temaslarını basından takip ettiniz..
NATO zirvesinde, özellikle yeni seçilen Devlet ve Hükümet başkanları, bir tanışma, kaynaşma ve NATO gündemi etrafında yeni kararları onayladılar.
NATO Savunma bütçeleri, NATO’nın terör ile daha etkin mücadelesi yanında, NATO’nun Irak ve Suriye cephesinde IŞİD’e karşı  ‘Koalisyon Güçleri’ yanında yer alması da karar bağlandı..
Türkiye bu zirvede NATO toplantılarına,’ Barış İçin Ortaklık Antlaşması’ çerçevesinde katılan Avusturya’ya da gereken dersi verdi.
Almanya ili ilgili sıkıntılar giderilemedi, Türkiye, başta Afganistan olmak üzere, Balkanlar, Kafkaslar, Ukrayna, Kırım, Suriye Irak konusunda görüşlerini muhafaza ediyor..
Ancak, ABD ile özellikle PKK, YPG konusunda bir uzlaşma sağlanamadı.
Avrupa Birliği cephesinde ise durum daha farklı..
Bir kere Almanya’ya karşı Fransa ile bir uzlaşma adımı atıldı. Türkiye’de AB’ye(Avrupa Birliği) sıcak mesajlar vererek Brüksel’e geldi..
Şimdi ilişkilerin canlandırılması yolunda açıklamalar yapılıyor.. Bakalım bu ilişkiler nasıl canlandırılacak?
Zira, halka yapılan açıklamalarda Türkler, hem içte hem de dışta AB’ye olan güvenini iyice kaybetti..
Yani, Türk Milleti gönlünde ‘ AB Fikri’ öldürüldü..
Gelinen bu noktada ‘AB fikri’ nasıl canlandırılacak, bekleyip göreceğiz..
Tekrar Ramazan ayınız, bereketli, sağlıklı günlere vesile olsun!
Yusuf Cinal yazıyor/28 Mayıs 2017 Brüksel

Bu haber 72 defa okundu