24 Ekim 2017 Salı
468x90 reklamlar alanı kodu
Başka Türkiye yok!
Başka Türkiye yok!

Sevgili okurlar,
Türkiye, tarihinde hiçbir şekilde görülmemiş olaylarla çalkalanırken, seçime gidiyoruz..
‘Seçime gidiyoruz’ diyorum, bu sözü bana söyleten elbette siyasilerimiz?
Zira ‘Maşallahları’ var!
Bizi iyice gerdiler, taraf olmamızı sağladılar ve bu işten kendi adlarına, yani ait oldukları partiler adına, bir nema çıkarma imkanı bulacaklar..
Sonuçta, olan yine millete olacak?
Bakınız, bunu hep söylerim; siyasi partileri bir otobüse benzetirim! Bu otobüsün şoförü, muavini, yolcuları olur..
Ama siyasi partilerdeki şoför, muavin, yolcular, bir menfaat birlikteliği oluşturmuşlardır!..
Ne adına?
Ülkeyi yönetmek adına!
Sonra, seçim zamanı halka gider, oy isterler..
Vaatler sıralanır, programlar anlatılır ve bir başka siyasi yarış başlar..
Fakat, şimdi öyle bir durum yok, yani seçime gitmiyoruz?
Peki nereye gidiyoruz?
Yeni Anayasa Değişikliği Halk Oylaması’ için kurulan sandıklara gidip, geleceğimizi, ülkemizin yarınlarını belirleyecek yeni halin, yeni bir durumun, yeni bir sistemin kararını vereceğiz..
Bu ‘Yeni Anayasa Değişiklikleri’ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde(TBMM) tartışıldı. Bana sorarsanız, ‘laf olsun, beri gelsin’ misali tartışıldı ve şimdi bu ‘yeni Anayasa Değişikliklerini ‘ içeren metin, kurallar manzumesi halk tarafından da oylanacak.
Bu metni beğenenler, bu metine sahip çıkanlar, bu metini ülke yönetimi için yeterli bulanlar, kurulan sandıklara gidip ‘Evet’ oyu atacaklar..
Hazırlanan, yani yapılan değişiklikleri yeterli bulmayanlar, sakıncalar mülahaza edenler, bu değişimin Cumhuriyet’e, Atatürk Türkiye’sinin kazanımlarına büyük zararlar vereceğini söyleyenler ise, sandık başına gidip ‘Hayır’ oyu kullanacaklar..
Yani Türkiye, seçilmişler tarafından, siyasiler tarafından bu noktaya getirildi!
Güya memleketi yönetmede, anayasa ayaklarına engel!?
İnanılır gibi değil!
Neyse!
Sevgili okurlar,
Seçimler, eşit temelde yapıldığı zaman seçimdirler..
Demokratik kurallar seçimleri böyle tarif ediyor.. Bireyler, eşit temelde, sandık başına gidip, hür iradeleri ile oylarını kullanmalıdırlar.. Devlet, bunun için gerekli, güvenli ortamı oluşturmalıdır.. Seçime fitne, fesat, yani şaibe karıştırılmamalıdır..
Seçimlerde, devletin imkanlarını, kabiliyetlerini, araç ve gereçlerini ‘ toplu açılış’ adı altında kullanıyorsan, orada kurallar, arka kulak edilmiş demektir!?
Seçime daha baştan şaibe karıştırdın demektir..
Yani gücü elinde bulunduranlar, ‘yaptığım, yaptık, çaldığım düdük’ misali sana, bana, ona, buna, bir şeyi, kendi çıkarları, geleceği, ikbali ve avenesi adına dayatıyor demektir!..
Böyle bir halk oylaması atmosferinden nasıl bir sonuç çıkacağı, elbette merak konusudur..
Benim asıl merakım, bu TBMM’nde görüşülen, güya tartışılan ‘Yeni Anayasa Değişikliği’ metnini halk anladı mı, özümsedi mi?
Türkiye’den gelen haberler, beni bu yönde ikna etmiyor?
Neden mi?
Millet kafayı, Hollanda’ya, Almanya’ya, Bulgaristan’a, Suriye ve Irak’a,Barzani’ye.., bilmem neye takmış durumda!..
Bir de geçim derdi…
Yani insanımız düşünme yetisini kaybetti!
İnanın, bu ‘halk oylaması’ değil, bakınız kesin olarak söylüyorum, bu bir ‘halk oylaması’ değildir?
Peki nedir?
Bu, birileri adına, ‘oldu-bitti ile başkan seçilmesi’ olayıdır!
Hani diyorlardı ya,’ Reisi başkan yapacağız’ diye!
‘Tam zamanı, tam zamanı, haydi Reis tam zamanı’ sloganları atanlarında neyi oylayacağımızdan inanın haberi yok!
Öte yanda ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşını söyleyenleri nasıl değerlendireceğiz?
O nedenle, meydanlarda biri adına oy isteniyor! O nedenle, ‘Evet’ vurgusu yapılıyor..
Beri yanda ise cılız imkanlarla,tehditlerle,yasaklarla ve OHAL altında,korkuların rüzgarında, ‘Hayır’ diyenler..
Şimdi karar veriniz, bu bir halk oylaması mı, başkan seçimi mi?
Ne kadar ‘mütevazi’ olsalar bile bu bir ‘başkanlık sistemi’ halk oylaması değil, bir ’ başkan’ seçme sınavıdır..
Evetçiler,’seçeceğiz’ diyorlar!
Hayırcılar, ‘seçtirmeyeceğiz ‘diyorlar..
Bizim kuşak hatırlar, zamanın siyasetçilerinden merhum Necdet Calp,’ Köprüyü sattırmam, merhum Turgut Özal, ’satarım’ diye halkı nasıl da etkilemişlerdi..
Şimdi de öyle, ‘seçerim, seçtirmem’ yarışı sürüyor!
Halk çoktan bu kulvarda koşmaya başladı..
 ‘Yeni Anayasa Değişikliği’ kimin umurunda!…
Avrupalı Türkler, yarın(pazartesi) günü sandık başına gidiyor.. Onların da sizlerden farkı yok! 9 Nisan’a kadar oylarını kullanacak vatandaşlarımızın bakalım tercihi, ne yandan olacak?
‘Hayır’da hayır, Evet te bereket mi var’ göreceğiz….
Temennimiz aydınlık yarınlarda, ‘iri, diri, bir’ olmamız elbette..
Siz, siz olun, aman Türkiye’ye ve geleceğimize kıymayınız!
Havada leş kargaları dolaşmaya başladı bile..
Sandık başına gidin oyunuzu kullanınız, ama sakın itidalden ayrılmayınız..
Ülkenin, dünden daha fazla, birlik ve beraberliğe ihtiyacı var..
En azından asgari müştereklerde buluşup birleşelim, ittifak yapalım..
Oyumuzu atalım, evimize dönüp, ne yaptığımızı düşünelim..
Hayır da, hayır, evet de bereket mi var, bekleyip görelim..
Hani, ‘son pişmanlık fayda etmez’ ya, bekleyip görelim!..
Zira başka Türkiye yok!
26 mart 2017 Pazar( Yusuf Cinal,Yeni Sakarya Gazetesi için yazdı.www.yenisakarya.com)

Bu haber 248 defa okundu