23 Ekim 2017 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Bakan Volkan Bozkır’ın, AB politikaları ışığında, CHP’nin niçin iktidar olamayacağını anlamak!
Bakan Volkan Bozkır’ın, AB politikaları ışığında, CHP’nin niçin iktidar olamayacağını anlamak!

Türkiye’nin çevresi ateş çemberi, ülkenin sorunlarına çözüm üretmek gerekiyor. Çözümü üretecek olanda karar alıcılar yani siyasiler. Bu çerçevede Türkiye’de muhalefete çok önemli görevler düşüyor. Ancak Türkiye’de muhalefet bir türlü iktidara gelemiyor. Muhalefet partilerinde hep aynı yüzler (eski kadro ve politikalar…vs)  ve politikalarla havanda su dövülüyor. Muhalefet partilerindeki yönetimi ele geçiren oligarşik yapı koltukları bir türlü bırakmak istemiyor.

Bu gelişmeler ışığında Türkiye’de siyasi sistem sorunlara çözüm bulmak yerine giderek sorunları içinden çıkılamaz bir hale getirmiş durumda.

Muhalefetin en önemli görevlerinden biri hükümetin etkin çalışması ülkenin sorunlarının çözümüne odaklanılmasını sağlamaktır. Peki bu nasıl olacak ilk önce sorumlu olduğunuz konuya (teori-pratik) çok iyi hakim olacaksınız. Yeri gelmişken hemen şimdi soralım CHP’de AB’yi bilen kaç milletvekili var. Bir kişiyi kenara koyacak olursak sevgili ABHaber okurları CHP’de AB’yi bilen milletvekili yok. O zaman bilmediğiniz konuyla ilgili nasıl muhalefet yapacaksınız. Biz söyleyelim bugüne kadar olduğu gibi boş işlerle uğraşırsınız. Sabah akşam sürekli hükümeti eleştirerek muhalefet yaptığınızı zanneder durursunuz. Türk siyasi sisteminin en önemli hastalıklarından biriside bu zaten!. Sürekli hükümeti eleştirip yan gelip yatacaksınız. Milletvekili olma kriteri diye bir şey yok. Onun bunun adamı olacaksınız o kadar.

Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretme kapasitesinde olmanız sorunların çözümü için proje üretmenizin hiç bir anlamı yok. Siyasi partideki oligarşik yapıya dahil oldunuz mu milletvekilisiniz. Çoğunluk maalesef bu şekilde milletvekili oluyor. Biz burada çoğunluktan bahsediyoruz.

CHP kurultayında girdiği tüm seçimleri kaybetmesine rağmen Kılıçdaroğlu genel başkan seçildi. Merkez medyanın Ankara temsilcisi bir gazeteci kurultayı çok iyi analiz etmek gerekir diyor. Gazeteci de aynı siyaside aynı. Neyi analiz edeceğiz?. Delegeleri oradan buradan toplayıp kurultay kazanılıyor 50 yıldır bu işler böyle. Partilerde kurulan kast sistemi ve oligarşik yapı için varsa yoksa haksız yere işgal ettikleri koltukları sıkıca ellerinde tutup ayrıcalıklı milletvekilliği olanaklarından yararlanmaya devam etmek.

Dünyanın en iyi siyasi programında bulun eski yüzlerle köhnemiş politikalarla bu iş olmaz. Olmadığını son 15 yıl bize çok ama çok açık gösteriyor. İşin çok kısa özeti bu maalesef!. Muhalefet partileri bu kadrolarla ne yaparlarsa yapsınlar iktidara gelme veya koalisyon olasılığı çok özel şartlar oluşmadığı sürece kocaman bir ‘O’.

CHP’nin niçin iktidara gelemeyeceğini anlamak istiyorsanız, Volkan Bozkır’ın AB politikalarına karşı  yaptığı muhalefete bakmanız yeterli.

Bir acı gerçeği de söyleyelim; CHP’nin AB politikası da yok!. Bu işler parti programına yazmakla olmuyor. Koskoca ana muhalefet partisinde AB’yi bilen milletvekili yok, daha ne söyleyelim. En az dört kişi olması lazım! AB sürecini avucunun için gibi teori ve pratik boyutuyla bilen milletvekilleri olmazsa bugüne kadar olduğu gibi boşuna zaman kaybedersiniz. Burada yeri gelmişken söyleyelim. Bu sadece AB için değil tüm alanlarda konularına çok iyi hakim olan milletvekilleri olması iktidara gelmek için olmazsa olmaz bir kuraldır.

CHP daha önce emekli dışişleri bakanlığı bürokratlarını denedi. Ancak olmadı. İşin pratiğine çok iyi hakim olmazsanız sorunlara çözüm üretemez etkin muhalefet yapamazsınız.

İktidarıyla muhalefetiyle konunuza hakim değilseniz bugüne kadar olduğu gibi AB önünüze koyar sizde kabul eder geçersiniz. Sonrada halka AB’den istediğimizi aldık diye mesaj verirsiniz. Sonuçlar ortada. Hamaset yapmayalım. Türkiye-AB süreci tam anlamıyla bir fiyaskodur.

AB Bakanı Volkan Bozkır önceki hükümette göreve başlaması sonrası Brüksel ile ilişkiler alanında bir plan ve strateji ortaya koydu. CHP başta olmak üzere diğer muhalefet partileri bunun karşısında ne yaptı? Bozkır bir önceki hükümette göreve başlaması sonrası bizler kendi penceremizden neler yapılması gerektiğini ortaya koymuştuk. Bakın ne demişiz? Değerlendirme sizlerin.

www.abhaber.com/abhaber-analiz-jean-claude-junckerjohannes-hahn-ve-coken-turkiye-ab-iliskileri/

Muhalefetin acil olarak kavga ve ithamdan uzak AB Bakanı Bozkır’ı sonuç alıcı AB politikalarına yönlendirmesi gerekiyor. Bozkır’a eski AB’nin olmadığını muhalefetin hatırlatması gerekiyor.

Yeri gelmişken bir kez daha söyleyelim. İktidara gelmenin veya iktidara ortak olmanın tek bir yolu var. Oda konunuza çok hakim olacaksınız. Ve sorunları çözüm noktasında somut önerileriniz olacak. Seçimleri kaybedenler koltuklarını yenilere bırakacak. Yeni gelenlerde bugüne kadar muhalefetin izlediği sadece eleştiri ve kavga üzerine tesis edilen politikaları biran önce terk edip halkın sorunlarına somut çözüm üreten ve halkı bu anlamda ikna eden politikalara yoğunlaşarak iktidara gelmeye çalışacaklar.

Son 20 yıldır Avrupa’da sosyal demokratlar büyük bir kan kaybı içinde. CHP ilk iş olarak Avrupa’daki sosyal demokratlarda örnek olacak çözüm odaklı bir politika belirlemesi gerekir. Bu işler ancak yeni yüz, düşünce ve fikirlerle olur. Bu konu ise ayrı bir tartışma konusu.

Şimdi Volkan Bozkır diyor ki Türk vatandaşlarına vizeler yıl sonunda kalkacak. Türk vatandaşları kimlikleriyle Avrupa ülkelerine gidecek. AB’ye mülteci krizi konusunda mektup yazdım, uyardım. Gümrük Birliğini güncelleştiriyoruz….vs

Her şey güzel ilk önce CHP, Volkan Bozkır’ın izlediği politikalarla ilgili ne düşüyor bir bilgisi olan var mı? CHP’nin AB-Türkiye sürecinde yaşanan sorunlara çözüm önerileri nedir? Volkan Bozkır’ın açıkladığı plan ve strateji Türkiye-AB sürecinde yaşanan sorunlara çözüm üretebilir mi? Veya Bozkır’ın ne yapması gerekiyor? CHP’den veya diğer muhalefet partilerinden bu konuda bir şey duydunuz mu?

”TÜRKİYE BU SİYASİ YAPIYI HAKETMİYOR. BÖYLE BİR SİYASİ ANLAYIŞTA OLAMAZ VE TÜRKİYE BU SİYASİ ANLAYIŞLADA YOLUNA DEVAM EDEMEZ.”

Muhalefetin görevi acilen Bozkır’ı AB sürecinde somut çözüm alıcı politikalara yönlendirmek olmalıdır.

1 Kasım seçimleri öncesi Bozkır ilk göreve geldiğinde bir strateji açıklamıştı. CHP’de kimse bunu sorgulamadı.

Muhalefetten bekleneni o zaman biz söyleyelim:

-AB-Türkiye mülteci müzakerelerinde son durum nedir? Türkiye’nin Avrupa’nın mülteci kampına dönmemesi için AB Bakanı Bozkır ne yapıyor?

-Volkan Bozkır vizelerin 2016 sonunda kaldırılacağını söylüyor. AB bu konuda bir yükümlülük altına girdi mi. Yoksa her zaman olduğu gibi söylem ve dileklerde mi bulundu.

-İşadamları, Erasmus öğrencileri gibi meslek grupları…vs vizelerin kaldırılması noktasında vize serbestliğinden önce çok acil vizelerin bu meslek gruplarına kaldırılması için somut tarih lazım. Bu konuda Bozkır ne yapıyor?

-Volkan Bozkır diyor ki Gümrük Birliğini güncelleştiriyoruz. Ama TTIP 2016 sonu veya 2017’de hayata geçirilecek. Hangi zaman dilimde Gümrük Birliği güncelleştirilmesi bitecek diye muhalefetin Bozkır’a soru yöneltmesi gerekiyor.

-Volkan Bozkır, AB-ABD TTIP görüşmelerine Türkiye’nin dahil edilmesi noktasında somut ne adım atıyor veya atacak. Bu konu aslında Türkiye-AB mülteci müzakerelerinden de önemli. Buradan Bozkır ve muhalefete söyleyelim. Eğer Türkiye TTIP’e dahil olmazsa AB-Türkiye ilişleri tamamen rayından çıkar. Ve Türkiye bu işten çok büyük darbe alır.

-AB’de mülteci krizi konusunda Türkiye’ye yönelik çok kötü bir algı oluşturuldu. Bozkır bunları değiştirmek için ne yapıyor ve ne yapmalı? Mülteci sorununda Türkiye sadece mali boyut değil lojistik  destek…vs  politikaları devreye sokması lazım.

-Tır kotaları, bazı Türk tarım ürünlerinin kotalarının artırılması konusunda ne gibi çalışma yapılıyor?

-Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri’yi Bozkır sert bir şekilde eleştirdi. Peki Bozkır, Avrupa Parlamentosu veya diğer AB kurumlarında ne yapıyor?

-AB Bakanlığı günün şartlarına uyarlanacak mı? Bakanlığın baştan aşağı sorgulanması gerekiyor.

-TÜSİAD,TOBB,İKV …vs sivil toplum örgütlerinin AB sürecine daha nasıl etkin katılımı sağlanır. Bu konuda Bozkır ne yapıyor?

Sevgili ABHaber, okurları daha sayabileceğimiz çok şey var. Muhalefetin Bozkır’ı etkin çalışmaya zorlaması gerekiyor. Muhalefet partisinin sorunlara odaklı etkin çözüm üretmesi ve hükümeti sorumlu oldukları konulara çok iyi hakim gölge bakanlarla takip etmesi lazım.

Bir kez daha söyleyelim muhalefet sadece AB değil tüm alanlarda tarım, ekonomi…vs teori ve pratiğe hakim ve içinde bulunulan sorunları çözme kapasite-önerileri olan milletvekillerini TBMM’ye taşıdığı zaman iktidara yürür.

Siyasi parti liderinin önünde takla atan değil sorunlara çözüm üreten milletvekilleri TBMM’ye taşındığı anda Türkiye’nin sorunlarının çözümünde önemli bir hamle yapılmış olur. Türkiye’nin tek kurtuluşu daha açık bir ifadeyle sorunlarının üstesinden gelmesinin tek yolu da bu zaten!. Bunu 25 yılı aşan AB koridorları tecrübesiyle dile getiriyoruz.

Avrupa Parlamentosu Sosyalist gruptan CHP’yi çok yakından tanıyan bir yetkili hiç boşuna uğraşmayın CHP değişmez yönetime gelenler tüm seçimleri kaybetmesine rağmen milletvekilliği yaptılar, Kılıçdaroğlu’na ona buna kızmanıza gerek yok son 30 yıldır CHP’yi Türk sosyal demokratları izliyorum hepsi aynı işi yaptı görüşünün altını çizmek lazım.

Evet sevgili ABHaber okurları bizlerde 20 yıldan fazla CHP’yi ve diğer muhalefet partilerini Avrupa’dan takip ediyoruz. Türkiye’de muhalefetin olmadığı bir durumda demokrasinin gelişmesini beklemek gerçekçi değil.

Seçimleri kaybetmelerine rağmen milletvekili maaşı almak ve özel statüden yararlanmak için koltuklar bırakılmıyor.

Türkiye’de muhalefetin seçimlerde başarı kazanmasının tek yolu yeni yüzler, yeni düşünce ve fikirlerle yola çıkmaktır. Bunun dışında başka da bir çözüm yoktur.

Evet Sevgili ABHaber, okurları her zaman söylediğimizi bir kez daha tekrarlayalım: ”Türkiye köhnemiş bu siyasi parti sistemiyle (liderler sultası, seçimlerin kaybedilmesine rağmen koltukları terk etmemek, milletvekili olmayı başka bir deyişle siyaseti meslek haline getirmek, siyasi partilerin içinde oligarşik ve kast sistemi oluşturmak….vs) ve içi boşaltılan bürokrasiyle gideceği fazla bir yol yok.

Bol güneşli günler dileğiyle…

 

Bu haber 20 defa okundu