18 Ocak 2018 Perşembe
468x90 reklamlar alanı kodu
Avrupa’daki güncel konular..
Avrupa’daki  güncel  konular..

Tunay Akoğlu yazıyor
Yaz tatilini bitiren Avrupa’da ki güncel konular şimdilik iki ana noktada yoğunlaşıyor: (i) Uluslararası politika , (ii) Avrupa Birliği (AB) ’nin ortak ekonomik önlemleri.

Birinci alanda Rusya – Ukranya krizi yeni boyutlara ulaşmış durumda. Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra Rusya’nın nüfuz bölgesinden gittikçe ayrılan Ukranya ‘da iç ayrılma ve bölünmeler geliştikçe, ülkenin Batı Avrupa ile Rusya arasında dengede kalması çok zorlaştı. Rusya ile Avrupa arasında tampon bölge statüsünde kalamaması nedeni ile Ukranya, Batı Avrupa – Rusya arasında çekişmeler doğurdu. Şimdi Avrupa, Amerika’nın da desteği ile, Ukranya’yı Batı Dünyası bünyesinde tutmayı hedefliyor. Buna karşın Rusya, nüfuz alanı içinde görüp kabul ettiği  Ukranya’nın bu niteliğini koruma azminde.  Batı , Rusya’ya karşı yaptırımlar koyup çıkarlarını korumaya çalışıyor. Buna karşı , Doğu Ukranya’daki Rus topluluğunun hak ve çıkarlarını koruma nedeni ile Rusya askeri alanda bile reaksiyon gösteriyor.

Diğer taraftan AB yaptırımlarına Türkiye, Çin, diğer Orta Doğu ve Asya ülkeleri ile artan ticaretle kolayca karşı koyabilme durumunda olan Rusya, bu kozlarını kullanıyor. Son durumda, NATO kanalı ile de , sadece Ukranya değil, Polonya ve Baltık ülkelerinde de çıkar ilişkilerini korumak isteyen Batı , ABD ile işbirliği içinde yeni politikalar çizip uygulama yolunda.

Ancak AB ile ABD arasında, Rusya’ya karşı konulan yaptırımlar konusunda yaklaşım ve fikir ayrılıkları var. Bu yaptırımların, özellikle AB kaynaklı malların Rusya’ya ihracatını ve AB’nin Rusya’dan yaptığı enerji ithalatını  olumsuz yönde etkilemesi bu ayrılıkların kaynağını oluşturuyor.

İkinci konu IŞİD terörü ile mücadele. Bu alanda Avrupa ülkeleri arasında tam bir görüş ve eylem birliği var. AB , ABD ile birlikte özellikle Kürtlere ve ayrıca İrak hükümetine ve Suriye rejimine askeri yardım ve/veya destek vermekte. Bu günkü durumda Batı bu kanalla IŞİD’e karşı ’Aracılar yoluyla silahlı mücadele’ (Proxy wars : Luttes armées par procuration) veriyor. IŞİD’in kontrolu altındaki bölgelerin Amerika tarafından havadan bombalanması da buna ekleniyor. Bütün bunların temel hedefi ; Şiitler, Suniler ve Kürtler arasında yeni dengelerin kurulması . Ve bu şekilde Orta Doğu enerji kaynaklarının ve yollarının Batı’nın çıkarlarına uygun bir biçimde sağlanıp işletilmesi.

AB’nin  aktüel ortak ekonomik önlemlerine gelince : Önümüzdeki haftalarda kurulması tamamlanacak AB Hükümetini (yani Avrupa Komisyonunun seçilen başkanı yanı sıra diğer 27 Komiserinin atanması ve işler duruma geçmesini) beklerken  AB üye ülkelerinin artan çoğunluğu  , kemerleri sıkma (austerity) politikası yerine (veya yanı sıra ? !!!?)  büyüme politikalarına da sıcak bakmaya başladı.  Ancak bu iki alternatif yaklaşıma ilişkin bir görüş birliği tüm AB bünyesinde henüz kristalleşmiş değil.

Diğer taraftan, Avrupa Merkez Bankası 4 Eylül tarihinde kredi faizini yüzde 0,05’e indirdi. Tarihsel olarak bu en düşük faiz oranının AB ülkeleri bankaları tarafından şahıslara ve işletmelere verilen kredi hacmini yükseltmesi ve bu şekilde ekonomiyi canlandırması hedef alınıyor. Bu önlemin, diğer bazı ek önlemlerle birlikte, hızla deflasyona doğru giden AB ekonomilerine nasıl bir olumlu etki yapacağı oldukça meçhul.   Ayrıca, çok düşük enflasyon ( Yıllık AB ortalaması yüzde 1,8. Aylık enflasyon oranı temmuz 2014 : yüzde 0,6) ile yüksek Dollar / Euro paritesi nedeni ile AB’nin uluslararası rekabet konumu halen olumsuz bir görünümde.  Yatırımların çok düşük seviyede kalması nedeni ile üretim artışı sağlanamamakta ve dolayısı ile kalkınma (gelişme) hızı düşmektedir: AB’nin yıllık kalkınma oranı yüzde 0,2 kadardır. Buna karşın işsizlik oranı ortalama yüzde 12 olup , hızla artmaktadır.

Yıllardır ekonomik, sosyal, mali ve politik krizlerle boğuşan AB’nin bu yazı çerçevesinde kısaca ele aldığımız önlemlerle nasıl bir olumlu duruma yöneleceğini artık zaman gösterecektir.

Dr. Tunay Akoğlu yazıyor.

Bu haber 40 defa okundu