21 Ekim 2017 Cumartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Ankara’da siyaset kazanı, fena fokurduyor!?
Ankara’da siyaset kazanı, fena fokurduyor!?

ANGARA’NIN DAŞINA, GÖZLERİMİN YAŞINA BAK!
Sevgili okurlar,
Türkiye kavgalı?
Kiminle mi?
Herkesle?
Önüne gelen hapse atılıyor!
Son olarak CHP milletvekili,gazeteci kökenli Enis Berberoğlu’da,su süreçten nasibini aldı..
Sırada kim mi var?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da gözaltına alıp Silivri’ye gönderirlerse,şaşırmayınız!
Bakınız, demokrasisini sevdiğimiz ülkede, Ana mahulefet Partisi Lideri televizyonda konuşuyor.Demokratik tepkisini koyacak ve hemen ardından,kim emir vermiş ki?
Hemen alana bariyerler indiriliyor..
Vay gözünü sevdiğimin Angara’sı!
Angara’da siyaset kazanı fena fokurduyor..
Aman kendinize mukayet olunuz!

HABERİN DETAYI
CHP Genel Başkanı kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün saat 11.00’de Güvenpark’tan İstanbul’a ‘adalet yürüyüşü’ başlatacağını açıklamasından saatler sonra Güvenpark’a Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 4 kamyonla bariyerler getirildi. Haberin sosyal medyada duyulmasının ardından indirilen bariyerler geri toplandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından bugün saat 11.00’de Güvenpark’tan İstanbul’a ‘adalet yürüyüşü’ başlatacağını duyurmuştu.
Kılıçdaroğlunun bu açıklamasından saatler sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait 4 kamyon ile saat 00.15 sıralarında Güvenpark’a bariyerler getirildi. Az sayıda polisin görevlendirildiği parkta kamyonlardan birindeki bariyerler indirilerek park çevresine konuldu.
Diğer 3 kamyondaki bariyerler bekletilirken, yaklaşık yarım saat süren belirsizliğin ardından park çevresine açılan bariyerler tekrar toplatıldı. Bariyerler yeniden kamyona yüklendi. Az sayıda bariye parkta kalyırken, belediyeye ait 4 araç da bölgeden uzaklaştı.
Güvenpark’a bariyerlerin getirildiği haberinin sosyal medyada duyulmasının ardından CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Twitter’dan “Güvenpaka bariyerler getirilmiş… Amaç güvenlik sağlamaksa ne güzel… Eğer bizi engellemeyi düşünüyorsanız… Bilin biz yürüyeceğiz…” açıklamasında bulundu.

ANKARA, ANKARA..

KILIÇDAROĞLU, ‘YASAKLANIRSA NE OLACAK’ SORUSUNA ŞU CEVABI VERMİŞTİ
Kılıçdaroğlu, CNN Türk ekranlarındaki “Ne Oluyor?” programı canlı yayınında Şirin Payzın’ın ‘Yasaklanırsa ne olacak?’ sorusuna şu cevabı vermişti, “Gelenler asla provokasyonlara teslim olmayacaklar. Yürüyeceğiz… Adalet için yürüyeceğiz. Sırtı kalınlar için yürümüyoruz. Onlar için, hakim savcı, hapishane yok… Onların dayıları var, biz garibanlar için yürüyoruz. Yasaklasınlar… Daha da büyürler… Tüm dünya rezaleti görür. 

ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu CNN Türk’te Şirin Payzın’ın sorularını yanıtladı.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN TÜRK’te “Ne Oluyor?” programında Şirin Payzın’ın sorularını yanıtladı.Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

“DEVLETİ DEVLET YAPAN ADALETTİR”

Kaynak: Kemal Kılıçdaroğlu:  Adalet sağlanıncaya kadar ben yürüyeceğim.
Öncelikle inanamadım. Enis Bey’in morali yerinde. Haksızlık yapıldığını biliyor. Ben de ona moralini iyi tutması gerektiğini söyledim. Sonuç su aslında Enis Berberoğlu Türkiye’nin en önemli gazetelerinde çalışmış, haberin ne olduğunu bilen, toplumun nabzını tutan bir kişi, elde kanıt olmadığı için görüşmelerini ele aldılar. Gazetecilerin başka gazetecilerle konuşmaması tuhaftır. Buna 25 yıl mahkumiyet cezası verilmiştir. Devleti devlet yapan adalettir. Çöken bir devlete adım adım gidiyoruz. Adalet, hukuk yok. Adaletsizlik var. Bu kararı veren hakim Saray’dan telkin alıyor. Çocuklarına, torunlara nasıl hesap verecek?

Erdoğan “Bunu onların yanına bırakmayacağım” demişti. Haberi yayınlamaks suç değildir. Yasa dışı bir örgüte kaçak silah gönderirseni suç işlemiş olacaksınız. Suç işlemiyorsanız neden korkuyorsunuz?
“İNSANİ YARDIMSA NEDEN DEVLET SIRRI”

Madem insani yardım neden korkuyorlar. İnsani yardım devlet sırrı olmaz ki. Hiçbir zaman gizli kapaklı yapmadık bu işi. Bir kişi suç işlerse yargılanır. İntikam duygusayla yargılama olur mu? Böyle bir şey olabilir mi? Suç varsa yargılama olsun isteriz. Hukukta çifte standart olmaz. Bir bakan suç işlediği zaman, devletin hazinesi soyduğu zaman yargılanıyor mu, yargılanıyor. Devleti adil yönetmek zorundalar. Yargılanmamak Türkiye’ye zarar verir.
Devleti yönetenleri de bağlayan hukuk kuralları vardır. Ben takmam diyemez. Her devletin gizli sırları vardır, açığa çıkmaması da olabilir. Açığa çıkaran gazetecileri suçlayamazlar. Savcı da jandarma da gitti. Gazeteci halkı bilgilendirmek zorundadır. Türkiye Cumhuriyet, bir hukuk devletidir. Bedel ödeyerek kurulan cumhuriyeti muz cumhuriyetine çeviriyorum diyemezsiniz. Anayasayı tanımam diyemez.

Nerede hükümet? Bir kişi var niye birbirimizi kandırıyoruz. Hangi bakan yetkisini kullanabilir izin almadan. Dayak yiyen bakanları duymadık mı? Adaletin olmadığı yerde devlet olur mu? Hangi devletten bahsediyoruz. Bir kişi emrediyoruz ki o hiçbir hukuk kuralını tanımaz. Ortada bizim anladığımız anlamda hükümet, Bakanlar Kurulu yok.

“PROVOKASYONA GELMEYELİM… GÜVENLİK GÜÇLERİYLE SAKIN BİR ÇATIŞMAYA GİRMEYİN”

Sabredecek bir şey kalmadı, ülke elden gidiyor. Asla asla bu süreçte provokasyonlara gelmeyelim. Güvenlik güçleriyle sakın bir çatışmaya girmeyin. Ama biz haklılığımızı tüm dünyaya duyurmak zorundayız. Türkiye’de adaletin kalmadığını tüm dünyaya duyurmak zorundayız. Adalet sağlanıncaya kadar ben yürüyeceğim.

“HAKİM DEĞİL YARGI KÖLELERİ”

Sorun yargılama sürecinde insanların mağdur edilmemesidir. Enis Berberoğlu’nun kaçma şüphesi mi var? Yok, neden kaçsın? Aslolan tutuksuz yargılamadır. Tutuksuz yargılanabilir. Şimdi siz savcının bile istemediği tutuklamayı hakim olarak veriyorsunuz. Hangi şüpheyle veriyorsunuz?  İfadeyse ifade vermeye gitti. Kaçacak diye tutukluyorsunuz. Nereden çıkarıyorsunuz. Siz savcının bile istemediği bir cezayı veriyorsunuz. Evi yurdu belli. Kayınpederler güçlü diye verirsiniz ama. Ben bu hakimin ‘h’ harfine bile güvenmiyorum. Hakim değil çünkü. Bunlara yargının köleleri denir. Yargı bu kadar hırpalanmaz, bu kadar yerde sürülemez.
Adalet sağlanıncaya kadar ben yürüyeceğim. Yürümek zorundayım, bu benim görevim. Ben bu ülkeyi seven bir insan olarak, vatandaşları arasında hiçbir ayrım yapmayan bir insan olarak, elimden gelen her türlü şeyi yapacağım. Elime silah alıp sokağa çıkmayacağım. Gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Hep birlikte yapmak zorundayız. Daha ciddi sorunlar bekliyor. Benim görevim bir siyasi partinin genel başkanı olarak adaletsizliklere, haksızlıklara karşı durmak. Ben bunların mücadelesini vermek zorundayım. Adaletin olmadığı yerde devlet olmaz.

 AÇLIK GREVİNDE OLAN SEMİH ÖZAKÇA VE NURİYE GÜLMEN’İN DURUMU

Bu yapılan sivil ölüme mahkum etmektir. Sayın Başbakan’dan, Numan Kurtulmuş’tan rica ettim. Bu insanlar sadece ve sadece hak istiyorlar. “İşimi istiyorum” diyorlar.
Amirlerine sorun, sicillerine bakın. Biz polis devleti olduk.
Alıyorsunuz ölüme mahkum ediyorsunuz… Hangi vicdan… Hangi adalet…
Bu ülkede adalet tesis edilinceye kadar mücadele edeceğiz.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ

Gelenler asla provokasyonlara teslim olmayacaklar. Yürüyeceğiz… Adalet için yürüyeceğiz.
Sırtı kalınlar için yürümüyoruz. Onlar için, hakim savcı, hapishane yok… Onların dayıları var, biz garibanlar için yürüyoruz.
Yasaklasınlar… Daha da büyürler… Tüm dünya rezaleti görür.
Bir ülkenin ana muhalefet başkanı yürüyorsa o haberdir. Ha Türkiye’de olmayabilir. Önemli olan benim haklılığım. Ben haklıysam önümde hiçbir engel yoktur. Ben haklıyım.

DOKUNULMAZLIKLARLA İLGİLİ VERİLEN KARAR

Biz zaten dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Dokunulmazlıklar olmamalı, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Milletvekilliğiniz bitince dokunulmazlığınız kalkar. Milletvekillerinin tutuklanması Anayasa’ya aykırıdır. Milletin verdiği temsil hakkını elden alıyorsunuz demektir. Saray’ın mahkemesine mahkeme denmez. Milletvekili dokunulmazlığının kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı olması gerektiğini düşünüyoruz.
Düşüncelerim nedeniyle hapse girmemeliyim. Hukukun üstünlüğü kuralı uygulanması hiçbir milletvekilinin tutuklu olmaması gerekirdi. Özel bir destek arayışı içinde değiliz yürüyüşümüz için. Bunu parti aidiyetine bağlamak doğru değildir, memleket meselesidir. Bireysel bir olay değildir.
OHAL kararı çıktıktan sonra muhalefete baskı var. OHAL’den sonra hedef Türkiye. Dolayısıyla darbe sürecinin içindeyiz. Bu dönem o darbeleri aratır hale getirdi. Hiçbir suçu olmayan insanların yurt dışına çıkmayı yasaklıyorlar. Kolektif suç haline getirdiler. Biri suçluysa oturur yargılarsınız. İlk kez bu kadar gazeteciler hapiste. Meclis Başkanı’na da söyledim. Parlamento devre dışı.

“OHAL’DEN SONRA HEDEF TÜRKİYE”

OHAL kararı çıktıktan sonra muhalefete baskı var. OHAL’den sonra hedef Türkiye. Dolayısıyla darbe sürecinin içindeyiz. Bu dönem o darbeleri aratır hale getirdi. Hiçbir suçu olmayan insanların yurt dışına çıkmayı yasaklıyorlar. Kolektif suç haline getirdiler. Biri suçluysa oturur yargılarsınız. İlk kez bu kadar gazeteciler hapiste. Meclis Başkanı’na da söyledim. Parlamento devre dışı.

“BUGÜN YAŞADIĞIMIZ DÜZENİN DEĞİŞMESİ LAZIM”

Sert eleştiri, muhalefet gerekiyorsa bunu yaparız. Tek adam rejimi kul hakkı yemeyi özendirir, yargının gücü garibe geçer. Bu rejimin değişmesi lazım. Bugün yaşadığımız düzenin değişmesi lazım. Ben yürüyeceğim ama parlamento boş kalmayacak. Orayı terk etmeyeceğiz, her türlü muhalefeti yapacağız.Ajanslar, CNN Turk
Karikatür: Yasin Halaç

 

 

Bu haber 29 defa okundu