24 Kasım 2017 Cuma
468x90 reklamlar alanı kodu
Akyazı için yapacaklarımız var, hatıralar!?
Akyazı için yapacaklarımız var, hatıralar!?

Memleketim Sakarya’da dost ve sıla-i rahim gezilerim sürüyor..Bu geziler elbette benim için çok önemli..Bir kere Sakarya Gazeteciler Cemiyeti kurucularından eğitimci,gazeteci,yazar Abdullah Çelik usta’ya uğramadan edemedim..
Abdullah Çelik..
Sakarya’nın şu an yaşayan efsane hafızalarından birisi..
Adapazarı Atatürk Bulvarı’na dönük,Çek İş Hanı’ndaki bürosunda Abdullah Çelik Usta’yı ziyaret ettim ve elini öptüm..
Maaşallah sağlığı yerinde..
Abdullah Çelik, gerek öğretmen arkadaşlarım ve gerekse gazeteciliğe yeni başlayanların, mutlaka ziyaret ederek, bilgi  birikiminden istifade etmesi gereken bu kentin yaşayan hafızalarından birisi..
Maalesef kıymetini bilmiyoruz,bilemiyoruz!
Bir curcuna,bir hesaplaşma ve telaş sürüp gidiyor..
Acaba Abdullah Çelik ustayı hatırlayan bir Lise müdürü, Sakarya Üniversitesi bölüm başkanları var mı?
Mesela Sakarya Üniversitesi İletişim öğrencilerinin Abdullah Çelik usta’dan haberleri var mı?
Ya Sakarya’daki belediyeler, ticaret odaları ve diğer meslek grupları..
Muhterem Abdullah Çelik ustayı çağırıp, şu günlerinde size yaşadıklarını,gördüklerini bizzat içinde bulunduğu durumları anlatsa iyi olmaz mı?
Mesela rahmetli merhum eski cumhurbaşkanımız ve Adalet Partisi liderlerinden Süleyman Demirel ile ‘fötr’ meselesi bile öğrenmeye değer..
Ya yassı adadaki demokrasi tutsaklarına yaptığı yardımlar, yazdığı mektuplar..
Bugün Türkiye’nin kuruluşunda büyük emeği geçen 2 numara adam, adam gibi adam İsmet İnönü ile anıları her şeye değer..
Biz nasıl böyle kıymet bilmez bir toplum olduk!?
Abdullah Çelik;
-Yusuf seninle iftihar ediyorum!
Muhteşem yazıların var..
Ne olur,bu yazılarını İstanbul gazetelerine de gönder..
-Usta, yandaş gazeteciliğin pirim yaptığı şu günlerde bizim yazılara kim itibar eder!?
-Deme yahu, ben bunu yaptım zamanla ve o yıllarda bile yayınladılar..
-Yusuf sana bir şey söyleyeceğim..
-Yeni Sakarya’daki yazılarını Zeki Aydıntepe sansür ediyor mu?
-Asla böyle bir şey ile karşılaşmadım..
Ama gazeteyi de çok zorda sokacak yazıları kaleme almıyorum..
Eee gazetenin politikasını bilmek gerek!
Hoca cebinden bir kağıt parçası çıkardı..
Bak oğul, sen yılların gazetecisi sayılırsın, unutma benim öğrencimsin emi! Benim şu yazımı kesmişler!?
Bir cümlelik yazıda, Abdullah Çelik usta, gazete çalışanlarından birine övgü göndermiş..
Ne var bunda?
-Bilmem?
Gazetecilik mesleğine gönül verenler, bu mesleğin içinde olanlar, bir yazarın yazısına kendisine sormadan asla dokunulmaz..
Asla!
Hele bu yazar Abdullah Çelik usta ise durmak, düşünmek gerek!
Unutulmasın ki, gazeteler okurun malıdır..Herkes yazdığı ile sorumludur..
Abdullah Çelik gibi, yılların içinden gelen bir yazarın yazısından bir cümleyi değil, bir kelime ve hatta bir harfi çıkarırken durup düşünmek gerek..
Durum düşünmek!?
Üzülmedim değil,
biz bu hallere de mi düştük!?

AKYAZI’NIN HAFIZASI?

(AKYAZI AKINSPOR: Hayatta olanları sağlıklı günler, ahirete intikal edenlere gani, gani rahmetler dilerim..)

Doğduğum topraklar Akyazı’dayım..Eski futbolcu arkadaşım, öğretmenlikten meslektaşım, hemşerim Suat Boztepe’yi ziyaret ettim.. Mükemmel bir yer açmış oğluna..Akyazılı gençlerin buluşma yeri olmuş burası..
Müşteriler arasındayız..
Sevgili dostum Suat Boztepe, elinde bir kitap ile çıka geldi..
Hoş-beşten sonra kucaklaştık..Elindeki kitabı uzattı ve
-Yusuf bu kitabı bana hediye etme zahmetine katlanmışsın, ama bu kitap senin not ve imzan ile değer kazanacak’ diyerek kitabı imzalamamı istedi..
Gülüşmeler arasında çayımızı içtik,sohbete doyum olur mu?
Bu kısa zaman dilimi içinde Suat Boztepe, bize biraz Boztepe Ailesi’ni rahmetli babasını, kardeşlerini anlattı..Sonra duvarlardaki eski resimleri gösterdi ve tek,tek izah etti..Eski günlere döndük..
Kimler geldi, geçti, kimler!
Suat Boztepe’den yararlanmak gerek..Bir sergi açmış..Ama yetmez..Mutlaka Akyazı üzerine bir kitap kaleme almalı..
Hatta bu kitapta sadece Boztepe Ailesi bile anlatılsa yeter..
Suat Boztepe ile Akyazı Gençlikspor’da yolumuz kesişti..
Bıçkın, sert, ciddi ve istikrarlı futbolu ile zamanın idollerindendi..Beraber geçilmez bir defans hattı oluşturmuştuk..
Bir gün Adapazarı Atatürk Stadı için maça gidiyoruz..Çark Caddesi üzerindeki Şengül Mağazası önünde aracımız durdu..
Yönetici ağabeylerimizden biri,’ İnin çocuklar, yeni Dinyakos marka ayakkabılarınız sizi bekliyor’dedi..
Herkes otobüsten indi..Bir tek Suat Boztepe inmemişti..
Akyazı’nın yoksul ama yürekli gençlerine yapılan bu jesti anlamıştı Suat..’ Benim ayakkabılarım var..Üstelik yeni aldım’ diye cevapladı,yöneticileri..
Birisi, ‘Kalk Suat in, ayakkabını al,bu ayakkabı sana başarının hediyesidir’dedi..
Suat Boztepe, utana, sıkıla otobüsten indi ve ayakkabısını aldı..
İşte Akyazı böyle gençler yetiştirdi..
Ya şimdikiler?

BEN ALİ ÖZARI’NIN OĞLUYUM!

Adapazarı merkezde dolaşıyorum..’Tak’diye Brüksel’den tanıdığım Gökhan Bağcılar karşıma çıkmaz mı? Tereddüt ettim ve kucaklaştık..Hemen Ankara Caddesi’ndeki bürosunun önünde arkadaşları ile oturduğu yerde bana bir tabure uzattılar ve sohbete koyulduk..
Gökhan Bağcılar, futbolu seven Egeli bir yağız delikanlı..Yüreği yürek hani! Sakaryaspor’a son olarak Belçika’dan gurbetçi Ferhat Kaya’yı kazandırmış..Övgü ile söz etti..
Koyu Brüksel ve Sakarya sohbeti başladı..Yanımıza yan restauranttan biri yaklaştı..
-Siz Yusuf Cinal değilmisiniz?
-Evet!
-Ben muhabiriniz Ali Özarı’nın oğlu Haluk Özarı’yım..
Birbirimize bir süre bakakaldık..Nasıl memnun oldum bilseniz..Ali Özarı ha!
Tam sevgili Fahri Tuna’lık bir hikaye ya!
Neyse?
Siz Ali Özarı’yı tanırmısınız?
Ali Özarı,bir assubay emeklisi, halkına emekli günlerinde bile hizmet eden bir gönüllü vatansever..Hemi de ne vatansever..
Uzatmayalım,Sakarya Gazetesi’ni yayına soktuğumuz yıllarda Ali Özar’ı, gazetemizin köylere ulaştırılmasında ve ilçelere gönderilmesinde büyük emekleri olan biri işte!
Sadece bu kadar mı?
Sakarya köylerini Anadol marka otomobili ile dolaşan,oralara gazete götürüp ücretsiz dağıtan ve oralardan haberler yapan bir gönül-eri Ali Özarı..
Allah gani, gani rahmet eylesin!..
İnsanımızın bilgilenmesine, haberdar edilmesine ne büyük katkıları oldu..
Merhum kadim dostum Ali Özar’ı şahsında oğlu Haluk ile tanışmak ilaç gibi geldi..
Mekanı cennet olsun!
Yusuf Cinal yazıyor/15 Ağustos 2017 Adapazarı

Bu haber 51 defa okundu