19 Şubat 2018 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
Ah şu seçilmişler!?
Ah şu seçilmişler!?

Sevgili okurlar,
Yeni bir yılın eşiğinde dünyadaki gelişmeler, bize gelecek açısından bazı ipuçları vermiyor değil..
Başta Avrupa’da artan, ‘İslamofobi’, ‘ayrımcılık’, ’dışlanma’, yabancı düşmanlığı..’ olayları karşısında, ciddi, ciddi dönüşü düşünenlerin sayısı az değil..
Özellikle Almanya ile Hollanda’dan sonra, Avusturya ve Belçika’da bu yönde düşünenlere, yeni vatandaşlarımız ekleniyor..
İş krizi, karşı ‘asimilasyonist’ politikalar, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar ve mevcut iktidarın politikalarından yansımalar da bu duruma, tuz-biber oluyor!
Avrupa’da yaşayan Türklerin, Türkiye seçimlerinde oy kullanmaları ve tercihleri, bu bağlamda her ülkede sorgulanır hale geldi!..
Bilhassa Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başını çektiği yeni politik gelişmeler, Avrupa’da yaşayan Türkler üzerinden geri dönüşler içeriyor..

ÜLKE ŞARTLARI
Bu durumda, daha dikkatli olmak, temkinli hareket etmek, bulunduğumuz ülke şartlarını da hesaba katarak hareket etme mecburiyeti elbette öne çıkıyor.
Belçika’da mevcut iktidar sıkı bir yabancılar politikasını hayata geçirmeye özen gösteriyor..
Denetimler, yakalanan kaçakların geri gönderilmesi, iltica başvuruları ve diğer yabancı sorunlarına hükümet daha ridakal çözümler ile yaklaşıyor..
Hele ‘çifte vatandaşlık’ başvuruları, ‘aile birleşim’ istemleri ise hepten yavaşlatıldı..
Tüm bunlara, ücretlerin gerilemesi, ekonomik krizler, işsizlik ve işsizlik yardımı alanlar ile sosyal yardım sandıklarından faydalananların da eklenmesi, gelinen noktayı özetliyor..

ZOR YIL OLACAK
Belçika Türk Toplumu açısından 2018, zor bir yıl olacak..
2018 Yılı Ekim ayı içinde yapılacak olan Belediye seçimleri ile ‘ yabancılar’  tekrar seçim malzemesi olarak vitrine konacak..  Bu vesile ile bu yıl bizlere büyük görevler düşüyor..Özellikle radikal söylemlerden uzak, aidiyet vurgusu yapmadan, hemşericilik ve bölgecilik vurgularını da bir kenara bırakarak ,sandık başına gitmemizde yarar var..
Belçika’da, ‘seçilmişler’ olarak adlandırdığımız kesim içinde yer alan siyasilerimizin birçoğu, icraatları ile sınıfta kaldılar!..

ÇOĞU MEMURLAŞTI!?
Çoğu ‘siyasetçi’ olduğunu unuttu ve ‘ memurlaştı’ desek, yanlış olmaz!..
Kısacası, büyüklerimizin tabiri ile ‘yan gelip yattılar’ ve maaşlarını alıp keyif çattılar!
Göstermelik toplantılara katılanları, fotoğraf karelerine girenleri, önemli konularda başını kuma gömenleri, arandığında bulunamayanları, telefonuna bile çıkmaya tenezzül etmeyenleri, artık saf-dışı etmenin zamanı!..
‘Emmi, dayı, hemşeri, tanıdık, bizden biri..’ söylemlerini kulak arkası edip, gerçekten toplum için, insanımız için, bu ülke için çalışanları göreve getirmeliyiz..
Kimse bulunmaz değildir!..
Böyleleri var mı?
Elbette var..

YAN GELİP YATANLAR?
İşte onları, öne çıkarmanın, göreve getirmenin zamanı..
Kendi ikbali ve avenesi için çalışanları, uyuyanları, yan gelip yatanları,’ ay başı gelsin, maaşı alayım’ diyenleri, bildiğini okuyanları, çok önemli konularda fikir beyan etmeyenleri, ait olduğu topluma sahip çıkmayanları, sandıkta saf-dışı yapmanın zamanı!..
Bu durumu iyi değerlendirmenin ve sözünüzü söylemenin zamanı geliyor..
Avrupa’da durum bu, peki Türkiye’de farklı mı?
Kesinlikle, hayır!

İYİYİ SEÇMEK
Fakat, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları iyi okumak, anlamak ve ona göre hareket etmek, geleceğe yön verecek siyasi figürleri iyi seçmek mecburiyeti burada da var!
Bilgi kirliği ortamında, ön algıların yaratıldığı, bazı tiplerin kahramanlaştırıldığı şu dönemde, iyiyi seçmek, iktidara getirmek ve sonra denetlemek, takip etmek, elbette zor!
Zira yetkiyi ele alan, artık geri bile bakmıyor!
Bu nedenle, seçmene her demokratik ülkede büyük sorumluluklar düşüyor..
Bilmem anlatabildim mi?

SİYASETÇİYİ KORUMAK
Siyasi temsilciler ailemizin, toplumun emir eri değillerdir!..Siyasetçilerin içinde bulunduğu şartları iyi okumak, anlamak ve buna göre hareket etmek gerekir.. Özellikle Türkiye’deki alışkanlıklarımızı buralara taşıyoruz! Siyasetçileri ‘ iş bulma kurumu’ gibi görme  yanlışlığı içinde olanlar çok..Kimi kızına, kimi oğluna, kimi gelin ve damadına bir iş için siyasilerin kapısını çalıyor..
İyi de, ülkenin şartları belli..İş istediğiniz kişinin, eğitimi, diploma seviyesi, iş bitirme kabiliyeti, çalışkanlığı, istikrarı, toplum ile uyumu,  bu istemlerde göz önünde bulunduruluyor mu?

BENİM ÇOCUĞUMA İŞ?
‘Benim çocuğuma iş’ talebi elbette yerinde bir istem..Ama bu adresin sahibi siyasetçiler değil..Belçika’da bu konuda yardımcı olan bin bir kurum var..Oralara başvurmak gerekirken,siyasetçileri kullanmak,zora sokmak neden ilk akla gelen kolaycılıktır?
Bu konuda muzdarip siyasetçilerimiz, zor durumda kalarak, bu işi yakın çevrelerine havale etmektedirler..Güzel de, o havale edilen kurumun durumu, iç yapısı, işe alacağı gençlerin eğitimi, o işe yatkınlığı hesaba katılıyor mu?

NEDEN ZORDA BIRAKIYORUZ?
Kısacası, hem siyasetçimizi, hem de iş adamımızı zorda bırakıyoruz!
İş için, iyi bir eğitim, iyi bir diploma, dil ve meslek bilgisi gerekmektedir.. İş arayan gençler, aileler, önce bu durumu  halletmelidirler..
Evet seçtik, bir yere getirdik ama, onları da suistimal etmemek gerek..
Bu konuyu önümüzdeki günlerde, enine boyuna irdelemeye devam edeceğiz..
Siyasetçileri eleştireceğiz ama, hakkını da teslim edeceğiz..
Onlar kimsenin emir- eri değillerdir!
Saygılarımla..
Yusuf Cinal yazıyor/Brüksel

KÜLTÜR YATIRIMI OLMAYAN BİR TOPLUMUN GELECEĞİ OLMAZ!

ADRESİNE YAZILAR?
‘Adresine Yazılar’ adlı kitabımızın dağıtımları sürüyor..

Adresine Yazılar’adlı kitabımı Sakarya’nın duayen Gazeteci, eğitimci ve Yazarı Abdullah Çelik Hocam’a takdim ettim ,elini öptüm..

‘Adresine Yazılar’ adlı kitabımım,Yeni Sakarya Genel Yayın Yönetmeni Sevgili Zeki Aydıntepe ustamıza da takdim ederek, sohbet etme imkanı bulduk..

 

‘Adresine Yazılar’ kitabımı sevgili SakaryaTV sahibi,dostum sevgili Şaban Mergül’e de takdim ettik..

‘Adresine Yazılar’ı değerli bilim insanı,hukukcu,araştırmacı ve İYİ Parti kurucularından Özcan Pehlivanlıoğlu’na da takdim ettik..

Belçika’yı terörün üssü, arka bahçesi olarak kullanan PKK Terörünü anlattığım kitabımı sevgili Veysel Filiz’e armağan ettim..

Yusuf cinal ve arkadaşları Belçika’da ‘ Bir fikre değil,bir kültüre’ hizmet etmeşi şiar edindiler..İşte bu eserler bunun en belirgin tanıklarıdır..
Katkı sunanlara teşekkür ederiz..

Kanal 34 Televizyonu ile ortak ‘Brüksel Türk’ ve SakaryaTV ile birlikte yayınlarımız sürüyor..
Bunları www.yenihaber.be ve www.belhaber.be veb-sitelerine girerek ve adreslere giderek izleyebilirsiniz..

Sakarya’ya yaptığımız kültür hizmetlerini unutmayan Sakarya Şurası Başkanı Erol Öztürk Hacaeyüpoğlu,bizlere teşekkür ederek armağanlar sundu..

Türk dünyasının yiğit evladı,Kırım Türklerinin lideri Mustafa Cemiloğlu ile Brüksel’de buluşmak ne güzel..

Bir kitap virtözü öğrencim Fahri Tuna..Her Sakarya günü buluşup,kitaplar arasında sörf yapmak vazgeçilmez tutkularımızdandır..

 

 

 

 

Bu haber 71 defa okundu