23 Ekim 2017 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
AB-Brexit:Şimdi ne olacak?
AB-Brexit:Şimdi ne olacak?

Geçtiğimiz 23 Haziran günü Birleşik Krallıkta (UK)  yapılan halk oylaması sonuçları AB ‘nin geleceği konunu yeniden uluslararsı gündemin ilk sıralarına  getirdi.

AB’den çıkma kararını  yüzde 52 oranında evet diyerek alan UK artık AB üyesi değil. Ancak bu çıkma hemen olmayacak, AB anlaşmalarına göre  iki yıllık bir geçiş dönemi de var.

Aslında UK bu referanduma ‘win – win’ pozisyonunda girdi. Eğer kalma (remain) kararı çıksa idi UK için ‘özel statü’ söz konusu idi.  Şimdi AB’den çıkınca özgürlüğünü kazanmakla kalmadı, zaten ne Schengen ve ne de Euro Zone’da olmadığı için de,  kısa vadedeki sorunlarını aşınca eski sosyal, mali, ekonomik ve politik  düzenine  kavuşmakta gecikmeyecek. Başka bir değimle orta ve uzun vadede referandum sonucu UK için olumlu ve kazançlı.

Ancak aynı sonucun UK için ve AB için çetin sorunlar yarattığı inkar edilemez.  Nitekim , Brexit’e hayır diyen İskoçya ve Kuzey İrlanda UK’den ayrılma sevdasına kapılabilir. Sterling’in uluslararası döviz piyasalarında düşmesi, UK bankalarının krize girmesi, Yatırım, üretim  ve tüketim kalıplarının olumsuz yönde değişmesi vs vs  kolaylıkla ön görülebilir.

AB çapında ise UK halk oylamasının sonucu çok vahim sonuçlar doğuracaktır. Bir yandan Fransa, İtalya  ile Hollanda başta, diğer AB ülkeleri referanduma gitme eğiliminde  olacaktır. Diğer yandan, zaten gittikçe artan AB bulanımları daha da hızlanacak ve UK halk oylamasının  AB’yi nasıl böldüğü daha fazla açıklık kazanacaktır. Bu referandum sonucu AB bünyesinde  bir ‘domino effect’i yaratmaktadır.

İktidarda olan  çeşitli AB yanlısı hükümetlerin düşmesi de beklenebilir.

Bünyesinde milyonlarca diğer AB vatandaşına iş veren  UK (sadece Londra’da yarım milyon İtalyan yaşayıp çalışmaktadır !) onlara selektif kurallar uygulayacak ve genel göçmen ithali politikalarında nihayet ulusal önlemler alabilecektir.

Artık  Fransa’nın  Calais sahillerinde biten Avrupa , global  jeo-stratejik   yerini ve rolünü  daha da hızla kaybedecektir.

UK, Atlantik kanalı ile, Amerika’ya daha da fazla yaklaşacak ve bunun doğuracağı olumlu etkilerden yararlanacaktır.

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, kısa  vadede UK ve AB –ve hatta dünya – için ciddi sorunlara yol açan bu referandum sonucu, orta ve uzun vadede ulusal ve uluslararası alanlarda bir fırsat (opportunity) niteliği taşımaktadır.  Önümüzdeki dönemler , bu fırtına geçinceye kadar oldukça hareketli durumlara sahne olacak ve  şimdiden tamamen öngörülemeyecek gelişmelere tanıklık edecektir.

Tunay Akoğlu. 24 Haziran 2016.

 

 

Bu haber 31 defa okundu