26 Haziran 2017 Pazartesi
468x90 reklamlar alanı kodu
‘Gidip, gavur topraklarında esir yaşayamam!’
‘Gidip, gavur topraklarında esir yaşayamam!’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ATV ve A Haber canlı yayınında gençlerin sorularını yanıtlıyor.
Yeni Anayasa Değişikliği Halk Oylaması bağlamında televizyon ve radyolarda konuşmalar sürüyor. Türkiye’de hemen her kentte, ‘Evet’ lehine çalışmalar insanın adeta gözünün içine batırırcasına sergilenirken,televizyonlarda da ‘Evet’ adına konuşanların sayısı bir hayli değil, abartılı şekilde fazla.
Devletin imkan ve kabiliyetlerinin de kullanıldığı bu ‘halk oylaması’nın ayrı bir yüzü de insanların,yani ‘Hayır’diyeceklerin ‘ Hayır’ı gizlemeleri olarak gösteriliyor.
İşte böyle bir ortamda,televizyon,televizyon gezerek görüş ve düşüncelerini açıklayan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Evet’leri’ artırma çabası da dillerde destan değil diken oldu.. Verdiği örnekler ile dün ile bugünü mukayese etmesi de pek hüsnü kabul görmüyor?

BAKALIM CUMHURBAŞKANI NELER SÖYLEDİ?

Kuvvetler ayrılığı prensibinde yasama yürütme yargı erkleri var. Tek adamlık dediğimiz zaman ne anlaşılır? Yasama, yürütme, yargıyı adeta bir kişi almış yönetiyor. Burada böyle bir şey söz konusu değil. Sadece yürütmenin bir kişi de toplanması, o da Cumhurbaşkanıdır. Şu anki durumda çift başlılık var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk hem CHP’nin genel başkanı hem de ülkenin Cumhurbaşkanıydı. Aynı şekilde İsmet İnönü… Acaba şu anda partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’dir diyen Kılıçdaroğlu, onların bu tek adamlığından bahsediyor mu? Hayır.
Bu süreçte Cumhurbaşkanı-Başbakan ikilemi ortadan kalkıyor. Sadece Cumhurbaşkanı olacak. Ama Cumhurbaşkanı’ınn altında da bir, iki bilemedin üç kendisine başkan yardımcısı olacak ve bu başkan yardımcılarıyla yürüyecek. Yasama kendi görevini yapacak, yürütme olarak başkan daha güçlü olarak kendi görevini yapacak, yargı da görevini yapacak. Tek adamlık söz konusu değil. Bu düzenlemeyle yürütme güçlendiriliyor. Bu işin asla tek adamlıkla alakası yok.

BU İŞİN TEK ADAMLIKLA ALAKASI YOK

Bu süreçte Cumhurbaşkanı-Başbakan ikilemi ortadan kalkıyor. Sadece Cumhurbaşkanı olacak. Ama Cumhurbaşkanı’ınn altında da bir, iki bilemedin üç kendisine başkan yardımcısı olacak ve bu başkan yardımcılarıyla yürüyecek. Yasama kendi görevini yapacak, yürütme olarak başkan daha güçlü olarak kendi görevini yapacak, yargı da görevini yapacak. Tek adamlık söz konusu değil. Bu düzenlemeyle yürütme güçlendiriliyor. Bu işin asla tek adamlıkla alakası yok.

MİLLETVEKİLİ SAYISININ 600’E YÜKSELTİLMESİ

Türkiye’nin senato ve milletvekilinin olduğu o çift kamaralı döneme baktığımızda o zamanlar 600’ün üzerinde milletvekili ve senatör vardı. Şu anda Türkiye’nin nüfusu 80 milyon oldu. Almanya’da nüfus 82 milyon, milletvekili sayısı 667. Fransa’da nüfus 66 milyon, milletvekili sayısı 925. İspanya’nın nüfusu 44 milyon, milletvekili sayısı 616. İtalya’nın nüfusu 60 milyon nüfusu var, 952 milletvekili var. İngiltere’de 65 milyon nüfus var, 1449 milletvekili var. Türkiye’ye geliyoruz, 80 milyon, milletvekili sayımız şu anda 550. İllerin temsili noktasında daha adil bir yaklaşım olsun. Adil paylaşımı yeni düzenlemeyle getirmiş olacağız.

TÜRKİYE’DE SİYASETİ KİRLETTİLER

Türkiye’nin bir anayasaya ihtiyacı olduğu malum. Tüm siyasi partiler meydanlarda millete yeni anayasa sözü verdiler. Yeni anayasa sözü verenler bu konuda bir adım attılar mı? Hayır. 60 madde üzerinde bir yere kadar gelindi fakat son anda baktık ki CHP geri vitese taktı. HDP’yi zaten söylememe gerek yok. O dönemde MHP ile bu konuda arkadaşlarımız görüşmeye devam ettiler. Siyasetin uzlaşma boyutunda bunlar yok. Türkiye’de siyaseti kirlettiler. Bu ülkenin yönetiminde zaman kaybına tahammülüm yok, bunu aşmamız lazım. Mutabakat dilini özlüyorum. Siyaset bir uzlaşma sanatıdır fakat bizde niye yok? Biz beyaz diyoruz, onlar siyah diyor. Bunu Erdoğan demişse tam aksini söyleyeceksin. Böyle siyaset olmaz ki. Batı’da bir uzlaşmayı yakalıyorlar. 18 madde ile milletin karşısına çıktık. Bakıyorum ki ana muhalefetin başındaki zat bir defa 18 maddeyi okumamış, bilmiyor.

Batıda bir uzlaşmayı yakalayabiliyorlar. Bizde maalesef bunu yakalayamadık. Sonunda işte iş geldi, Başbakanımız ile Sayın Bahçeli’nin mutabakatı, görevlendirdikleri arkadaşların yaptıkları güzel bir çalışma neticesinde bu 18 madde ile iş bağlandı ve 18 madde ile gönül arzu ederdi ki burada CHP de olsun ama olmadı. 18 madde ile şimdi milletin karşısına çıktık ve milletin karşısında bu anlatılıyor mu? Maalesef, anlatılmıyor.

“BEN GİDİP GAVUR TOPRAKLARINDA ESİR HAYATI YAŞAYAMAM”

(15 Temmuz gecesi) Otel sahibi arkadaşımız, ‘Benim hızlı bir yatım var. Buradan sizi yakın adalara götürebilirim.’ gibi bana bir teklif de yaptı. Dedim ki ‘Serkan, bak’ dedim; ‘benim vatan topraklarında ölmem varken, ben gidip gavur topraklarında, orada esir hayatı yaşayamam.

 

Bu haber 46 defa okundu